22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/35338 E. , 2017/16088 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir neden olmaksızın sendikal nedenlerle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve sendikal tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, 01.10.2004 tarihinde işe giren davacının sürekli ücretsiz izin kullandığını, rapor aldığını, idari izin kullandığını, 14 Temmuz 2014 ile 15 Mayıs 2015 döneminde 100 güne yakın işe gelmediğini, işyerinde çalışan diğer işçilere kötü örnek olduğunu, davacının 13.05.2015 ve 14.05.2015 tarihlerinde sebepsiz yere işe gelmediğini, bunun üzerine 20.05.2015 tarihinde ...
31.Noterliğinden keşide ettikleri 10355 sayılı ihtarname ile geçerli mazereti varsa bildirmesini istediklerini, davacının bildirimde bulunmadığı gibi 14.05.2015 tarihinde açmış olduğu dava ile iş akdini kendisinin feshetmiş olduğunu, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu 25/II-g. maddesi uyarınca bildirim önelsiz ve tazminatsız feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, iş sözleşmesinin sendikal sebeplerle feshedildiği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının bir yıl 1 aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir. İstinaf başvurusu: İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı işverenin fesih bildiriminde dayandığı sebebi ispat edemediği sendikanın cevabi yazısı içeriği, davacı tanıklarının beyanları ve davacı ile aynı durumdaki işçiler tarafından açılan davalarda verilen mahkeme kararları ve Dairenin onanan kararları dikkate alındığında işverenin işyerinde sendikal örgütlenmeyi engelleyici tutum sergilediği,dolayısıyla davalı işverenin yapmış olduğu feshin sendikal nedene dayandığı , davacı işçinin işe iadesinin gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz başvurusu: Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık sendikal tazminat tutarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Sendika özgürlüğünün güvencesi” başlıklı 25. maddesini birinci fıkrasına göre; işçilerin işe alınmaları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları veya olmamaları şartına bağlı tutulamaz; üçüncü fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz. Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre ise; sendikal sebeple iş sözleşmesinin feshi halinde işçi, 4857 sayılı Kanun’un 18., 20. ve 21. madde hükümlerine göre dava açabilir ve iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir.Yine anılan maddenin dördüncü fıkrasına göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir. Mahkemece feshin geçersizliğine ve sendikal nedenle yapıldığına karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, dosya içeriğine ve özellikle işverenin sendikal fesih nedenine göre söz konusu tazminatın davacının bir yıllık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi gerekirken altı sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir durum olmamasına rağmen 1 yıl 1 aylık bürüt ücret tutarı olarak belirlenmiş olması hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile ilk derece mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
4.Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesine,
5.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6.Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan 493,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
9.Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.