Esas No
E. 2017/36124
Karar No
K. 2017/16014
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

22. Hukuk Dairesi         2017/36124 E.  ,  2017/16014 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının 27.09.2007-31.03.2015 tarihleri arasında aralıksız olarak Türk Standartları Enstitüsü ... Bölge Müdürlüğü bünyesinde ihale alan şirketler nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken iş akdinin geçerli ve haklı bir sebep olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, işe iadenin maddi sonuçlardından davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasını talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti: Davalı ... vekili, davacının kendi personeli olmadığını, davalılardan ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti.'nin davacıya ait sigorta işten ayrılış bildirgesinde sigortalının işten ayrılış nedenini işin sona ermesi olarak bildirdiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı şirketler vekili, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile davalılardan ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti. bünyesinde sadece 3 ay çalıştığını, davacının iş akdinin işin sona ermesi nedeniyle sona erdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk derece mahkemesince, feshin geçerli bir nedenle sona erdirilmediği, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu belirtilerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının beş aylık ücret tutarı, çalıştırılmadığı sürenin en çok dört aylık süre ücreti olarak tespitine karar verilmiştir. İstinaf başvurusu :

İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :

Bölge Adliye Mahkemesince, davacının Türk Standartları Enstitüsü Kurumu işyerinde değişen alt işverenler nezdinde aralıksız olarak 2007 yılından beri güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, belirsiz süreli iş akdi olduğu, işveren-alt işverenin işçinin ödenmeyen işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene ait olmasına rağmen ispatlanamadığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin kararın istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan incelemesi neticesinde davalı işverenlerin yaptıkları istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz başvurusu : Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması isabetlidir.

2.Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.

Alt işveren bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlara göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir.

Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik sebeplerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler" ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11. maddesinde de asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.

İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir.

Muvazaa Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesi arzu etmedikleri görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Üçüncü kişileri aldatmak kastı vardır ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir. Muvazaanın ispatı genel ispat kurallarına tabidir. Bundan başka 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 7. fıkrasında sözü edilen hususların adi kanuni karine olduğu ve aksinin ispatlanmasının mümkün olduğu kabul edilmelidir.

Alt işverene verilmesi mümkün olmayan bir işin bırakılması veya muvazaalı bir ilişki içine girilmesi halinde işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçileri olarak işlem görecekleri 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 7. fıkrasında açık biçimde öngörülmüştür. Kamu işverenleri bakımından farklı bir uygulamaya gidilmesi hukuken korunmaz. Muvazaaya dayanan bir ilişkide işçi, gerçek işverenin işçisi olmakla kıdem ve unvanının dışında bir kadro karşılığı çalışması ve diğer işçilerle aynı ücreti talep edememesi 4857 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur. Yine şartların oluşmasına rağmen işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanamaması Anayasal temeli olan sendikal hakları engelleyen bir durumdur.

Somut olayda, davacının davalı ... Müdürlüğünde altişverenler nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalışırken iş akdinin son alt işveren davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından feshedildiği görülmektedir. Davacının herhangi bir muvazaa iddiası olmadığı gibi, dosyadaki bilgi ve belgelerden davalı ... ve ... Özel Güvenlik Ltd. Şti. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece davalılar arasındaki hukuki ilişkinin muvazaaya dayandığına ilişkin tespiti isabetli değildir.

Somut olayda olduğu şekilde, alt ve asıl işveren ilişkisinde, işe iade davasının her iki işverene birlikte açılması halinde, iş akdinin haklı ve geçerli bir nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği halde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası mali yükümlülüklerden son alt işverenle birlikte müşterek müteselsil sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Diğer yandan, davalılardan ... Özel Güvenlik Ltd. Şti.'nin son altişveren olması nedeniyle, diğer davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. açısından davanın husumetten reddi gerekmektedir. Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın davalılardan ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. açısından husumetten reddine,

3.İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti.'deki İŞE İADESİNE,

4.Davacının yasal sürede işe başvurusuna rağmen iş verenin süresi içerisinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken ve davalılardan ... ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu tazminat miktarının takdiren 5 aylık brüt ücret olarak belirlenmesine,

5.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık boşta geçen ücret ve diğer haklarının davalılar ... Genel Müdürlüğü ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsil tahsili ile ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, işe başlatılma halinde ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna.

6.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davalılardan ... Genel Müdürlüğü ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsil tahsili ile hazineye irad kaydına,

7.Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan ... ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

8.Davacı tarafından yapılan 623,50 TL yargılama giderinin davalılardan ... ve ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınmak suretiyle davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

9.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog