12. Ceza Dairesi 2017/2374 E. , 2017/4304 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK' nın 89/1, 89/2-b-e, 62, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dairemizce verilen 11/04/2013 gün ve 2012/17375 Esas, 2013/9589 sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca "TCK düzenlemesinde suçun failine ilişkin olarak herhangi ibr özellik ve nitelendirme bulunmadığından, yayanın karşıdan karşıya geçerken trafikteki bir aracın çarpması durumunda ve araç çarpmasa bile, olmaması gereken bir yerde yayanın bulunması sonucunda araç sürücüsünün dikkatli sürüş yeteneğini kaybetmesine ve bir şekilde zarar görebileceğine neden olabileceğini öngörmesi gerektiği, bu sebeple dikkat ve özen yükümlülügüne riayet etmesi gerektiği, kararda belirtilen neticenin öngörülebilmesi koşulunun gerçekleşmediği kabulünün doğru olmadığı, sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün onanması gerektiği" gerekçesiyle itiraz edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine 02/07/2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 3. fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildiği ve Dairemizce verilen 06/11/2013 gün ve 2013/17319 Esas, 2013/24777 sayılı karar ile önceki kararda değişiklik yapılmasını gerektiren herhangi bir nedenin bulunmadığı, konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunca sonuca bağlanmasının daha uygun olacağı anlaşıldığından dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verildiği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15/11/2016 tarih 2014/12-13 Esas ve 2016/424 sayılı kararı ile yapılan inceleme neticesinde, "taksirle öldürme ve yaralama suçları herkes tarafından işlenebilecek suçlardan olup kategorik olarak yayaların bu suçların faili olamayacaklarının söylenemeyeceği, trafik kazalarında sürücüler gibi yayaların da kendileri için öngörülen trafik kurallarına uymamak suretiyle kusurlu hareket ederek başkasının yaralanmasına veya ölümüne neden olması durumunda taksirle ilgili suçtan cezalandırılmalarının mümkün olduğu, bu nedenle Özel Dairenin, yaya olan sanığın kusuruyla sebebiyet verdiği trafik kazasında sadece tazminat sorumluluğunun bulunup ceza sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin kabulünün isabetli olmadığı" belirtilerek haklı nedene dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Dairemiz bozma kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla esastan yapılan incelemede;
UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden sanığın hükümden sonra 17/12/2016 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca gerekli araştırma ve kararın mahallinde verilmek üzere hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi