11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/11385 E. , 2014/19403 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2014 tarih ve 2013/2-2014/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin teknolojik özellikleri ile öne çıkan dünya çapında birçok ürün ve markanın yaratıcısı olduğunu, bunlardan biri olan... markasının 2007 yılından itibaren dünya çapında gelişmiş müzik çalar ve internet bağlantısı özellikleri bulunan akıllı cep telefonları üzerinde kullanılmakta olup, 2008 yılından itibaren de Türkiye'de piyasaya sunulduğunu, müvekkilinin... ürün şekline ilişkin başvurusunun tescili amacıyla... nezdinde uluslararası marka başvurusunda bulunduğunu, 9. sınıfta yer alan mallar yönünden, TPE nezdinde 2011/63826 no ile kayda alınan başvurunun reddine karar verildiğini oysa, marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 5. maddesi kapsamında tescil edilemeyecek işaretlerden olmadığından 7/1-a ve 7/1-c maddesi gereği reddedilemeyeceğini, bunun ... Konvansiyonu'nun 4. mükerrer 6. maddesine de aykırı olduğunu, kaldı ki başvurunun 7/son maddesi gereğince de tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, TPE YDİK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı başvurusunda yer alan şeklin orta düzeyde tüketici kitlesinde “metin, veri, görüntü, video ve ses dosyalarını kaydeden ve oynatan digital elektronik cihazlar, telefon” şeklini algılattığını, bu haliyle 9. sınıfta yer alan malların genel üretim ve sunum biçimlerinden biri olarak görüldüğünden 7/1-a anlamında ayırt ediciliği bulunmadığını, bu tarzın elektronik cihazların genel şeklini oluşturmasından dolayı da 7/1-c maddesi uyarınca da markanın tescil edilemeyeceğini, bu nedenle kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait 2011/63836 sayılı başvurunun, 556 sayılı KHK'nın 7/1-a ve c maddesi uyarınca 5. maddede belirtilen tescil edilebilir işaretler arasında yer aldığı ve tescili talep olunan 09. sınıfta yer alan emtialar açısından da ayırt edici niteliğinin bulunduğu, bu nedenle anılan markanın 7/1-a ve c hükümleri uyarınca reddini gerektirecek herhangi bir durumun bulunmadığı, bir an için dava konusu markanın 7/1-a veya c maddesi uyarınca ayırt edici vasfa haiz olmadığı düşünülse dahi, markanın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı, marka başvurusuna konu şeklin ilgili tüketici tarafından derhal bilinebilecek, uzun yıllardır piyasada olan, Türkiye ve tüm dünya yüksek satış düzeylerine sahip, reklam ve tanıtım kampanyalarının yoğun olduğu bir ürün olduğu ve bu nedenle zaten 7/a ve c düzenlemelerine göre reddinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK'in 15.10.2012 tarih, 2012-M-3407 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.