11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/12588 E. , 2014/2813 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 tarih ve 2012/166-2013/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ... nezdinde tescilli pek çok “...” ibareli markasının bulunduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka oluğunu ve bu hususun ...
2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/58 Karar sayılı ilamı ile karara bağlandığını, davalı tarafın ise müvekkilinin marka hakkının esas unsuru olan “...” ibaresini “... Dershanesi” adı altında, 09.10.2000 tarih 2000/21471 tescil no ile 41. sınıfta tescil ettirdiğini, davalının markayı müvekkilinden önce tescil ettirmiş olmasının kazanılmış hak oluşturmayacağını, kaldı ki müvekkilinin tescilsiz kullanımının eskiye dayalı olduğunu, böylelikle müvekkilinin tescil dışında kullanım önceliği hakkına sahip olduğunu ileri sürerek, davalı adına ... nezdinde tescilli 2000/21471 nolu "Bilfen Dershanesi" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle tescilden itibaren 5 yıllık dava açma süresinin hak düşürücü nitelikte olması nedeni ile davanın süreden reddini istemiş, esasa ilişkin olarak da savunmalarda bulunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; hükümsüzlüğü talep edilen ve davalı adına tescilli olan "... Dershanesi+şekil" ibareli 2000/21471 nolu markanın 41. sınıfta 12/03/2002 tarihinde sicile kayıt edildiği, davanın ise 27/06/2012 tarihinde açıldığı, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş bulunduğu, tescilde kötü niyet bulunduğu iddiasına dayanılmadığı, davacı tarafın davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.