12. Ceza Dairesi 2017/1525 E. , 2017/5775 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza (....1. Ağır Ceza) Mahkemesi
Dava : 466 Sayılı Yasa Uyarınca Tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 6.065,17 -TL maddi,10.000,00 -TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
04.04.2007 tarihli ve 2007/11963 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının eki karar ile Türkiye Cumhuriyeti para birimindeki “Yeni” ibarelerinin 01.01.2009 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılacağı hükmü karşısında para birimi olarak, "TL'' yerine "YTL" ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yüzüne karşı verilen hükme karşı davacı vekili tarafından 1 haftalık süre içerisinde temyiz isteminde bulunulmamış ise de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 433/2 maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz talebinin varlığını öğrendiği tarihten itibaren 10 günlük süre içerisinde katılma yolu ile temyiz talebinde bulunulduğu anlaşıldığından, tebliğnamede davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, ceza infaz kurumunda fazladan kaldığı süre, olayın cereyan tarzı ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak şekilde az manevi tazminata hükmolunması,
2.Davacı lehine, tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "7.309,04 TL" yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak "6.065,17" TL’ maddi tazminata hükmedilmesi,
3.Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/3. maddesi gereğince aynı tarifenin üçüncü kısmındaki oranlardan hesaplama yapılarak 1.927,82 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.907,50 TL nispi vekalet ücretine hükmolunması,
4.Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.