14. Hukuk Dairesi 2015/10287 E. , 2017/2791 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.11.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacılar, davalılar ile paydaş oldukları 661 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemişlerdir. Mahkemece, 661 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, davalı ...’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Dava, bir adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Harç, özel ve tüzel kişilerin özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir. Yargı harçları da davanın konusu veya müddeabihin değerine göre taraflardan alınır. 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı (1) sayılı tarifenin “Yargı Harçları” başlıklı (A) bendinin III fıkrasının 1/b maddesinde ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde alınacak harç oranı düzenlenmiştir.
Somut olayda, 661 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine ve satış bedeli üzerinden binde %1,138 karar ve ilam harcının tarafların tapudaki hisseleri ve veraset ilamındaki payları oranında hissedarlardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar tarihi itibariyle, 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı (1) sayılı tarife gereğince binde 11,38 oranında harç alınması gerekirken %1,138 oranında harç alınmasına karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.