9. Hukuk Dairesi
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davacının bel rahatsızlığının, forklift operatörü olarak çalışmasında tıbbi olarak sakınca olmadığını işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlarının imzalarını içeren belgelerden anlaşıldığı, davacının amirinin kendisine iş vermesine rağmen amirine rahatsızlığından dolayı işi yapamayacağını söylediği, rahatsızlığının forklift operatörü olarak çalışmasına engel olmadığı gibi davacının savunmasından da anlaşılacağı üzere amirinin üzerine yürüyüp elini kaldırdığı ve iş arkadaşı ...'un kendisini dışarı çıkarttığı, ayrıca davacının "tutun tutanağı, savunmayı, çıkışımı versinler" gibi cümleler sarf ettiği, el kol hareketleri yaptığı, defalarca uyarılmasına rağmen sevkiyata yardımcı olmadığı anlaşıldığından 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-h maddesi uyarınca, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiğinden feshin haklı nedenlere dayandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık forklift operatörü olarak çalışan davacının belinde rahatsızlık bulunup bulunmadığı ve bu rahatsızlığının görevini yerine getirmesine engel olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacının iş sözleşmesi 27/05/2015 tarihli fesih bildiriminde belirtildiği üzere 13/05/2015 tarihinde 08.00-16.00 vardiyasında parke sevkiyatına yardımcı olması için görevlendirildiği, ancak defalarca uyarılmasına rağmen sevkiyata yardımcı olmadığı, sonrasında amirinin üzerine yürüdüğü ve görev yerine gitmediği, bunun üzerine disiplin kuruluna sevk edildiği, savunmada belirttiği bel rahatsızlığı ile ilgili muayene için işyeri hekimine 18/05/2015 tarihinde sevk edildiği, yapılan tetkikler sonucunda ISG birimi muayene bulguları ışığında forklift operatörü olarak çalışmasında tıbbi sakınca bulunmadığı, forklift operatörü olarak parke sevkiyatına yardımcı olması istendiğinde yapmakla ödevli olduğu görev hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği, asıl işini yapmadığı gerekçeleriyle İş Kanununun 25/II-h maddesi uyarınca feshedilmiştir. Davacı savunmasında, ...'ın kendisini çağırarak sevkiyata gitmesini söylediğini, kendisinin 2 yada 3 gün önce belinin ağrıdığını, belinde 2 adet fıtık ve bel kayması olduğundan gitmek istemediğini, 2-3 gün önce geçirdiği rahatsızlıktan dolayı fizik tedavi göremediğini, vardiya amiri olmasından dolayı kendisine yardım etmesini istediğini, tekrardan rahatsızlığını dile getirdiğini, yukarıya mail atmasını, aramasını istediğini fakat ...'ın yardımcı olmadığını, 15 dakika sonra arayarak ofisine çağırdığını ve mail atmasını istediğini, ''kendi derdini kendin anlat'' dediğini ve bunun üzerine "amir sen misin, ben miyim?" diye söylediğini, ...'ın ise sesini yükselterek "yaz sen yaz" dediğini, ...'a kendisinin çocuk olmadığını ve bağırmamasını söylediğini, kapıdan çıkarken ...'ın üzerine yürüdüğünü ve elini kaldırdığını, ...'un kendisini dışarı çıkarttığını, bu sırada arkasından küfür ettiğini duyduğunu beyan ettiği görülmektedir. Disiplin kurulunun davacının yukarıda belirtilen eylemleri nedeniyle toplanmasına karar verilmiş, 18.05.2015 tarihindeki toplantıda davacının işinin sağlığını etkileyen durum oluşturup oluşturmadığıyla ilgili değerlendirme istenmiş, işyeri hekiminden 18.05.2015 rapor alınmış olup, bu raporda davacının forklift operatörü olarak çalışmasında sakınca bulunmadığı belirtilmiştir. Davacının iş akdi davalı işveren tarafından forklift operatörü olarak çalışmasına engel rahatsızlığı bulunmadığından verilen görevleri yapmadığı için feshedildiğine göre, Mahkemece, davacının tedavi gördüğü hastanelerden raporları temin edilerek; İş Kanununun 24/1-a maddesindeki işyerinin özellikleri, çalışma koşulları, yapılan işin özellikleri bir bütün halinde değerlendirilip bu koşulların işçi yönünden oluşup oluşmadığı, işçinin yaptığı işin sağlığını doğrudan etkileyip etkilemediği ve fesih tarihi itibariyle davacının çalışmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı buna göre iş sözleşmesini sona erdirmesinde zorunluluk bulunup bulunmadığı yönünden sağlık kurulu raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu husus gözetilmeden eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın