9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2016/13317 E. , 2017/9084 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davalı iş yerinde 02/03/2010 tarihinden 10/04/2015 tarihine kadar Satış Operasyonları Müdürü olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdi, davalı işveren tarafından baskı ve tehditler karşısında içeriklerini bilmeden ihtirazı kayıtla önüne sunulan belgeleri imzalamak zorunda kaldığını, kendisine "seninle yollarımızı ayırıyoruz.Kıdem tazminatından ayrı olarak 6 maaş ek paket veriyoruz.Hazırladığımız belgeleri imzalamalısın.Şayet imza etmezsen,biz yine de çıkarırız, hiçbir ödeme yapmayız böylece yıllarca mahkemelerde uğraşırsın" deyip davacının bütün karşı koymalarına, işten ayrılmak istemediğini, işe ihtiyacı olduğunu bildirmesine rağmen davacıyı adeta tehdit ederek zor durumda bırakarak hazırladıkları,08.04.2015 tarihli ikale sözleşmesini,08.05.2015 tarihli ibranameyi,10.04.2015 tarihli taahhütnameyi 10.4.2015 te imzalamasını istediklerini, iş akdinin geçersiz olarak feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkil şirkette çalışır iken 08/04/2015 tarihinde serbest iradesi ile ikale sözleşmesini imzalamak sureti ile iş akdinin sona erdiğini, ikale sözleşmesinde yer alan tüm yasal alacakların davacıya ödendiğini, davacının hür iradesi ile ödenen menfaatten yararlanmak sureti ile ikale sözleşmesini imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflarca imzalanan 08.04.2015 tarihli “İş Sözleşmesinin Anlaşma (İkale) İle Sona Ermesi ve Sonuçlarına İlişkin Protokol” başlıklı belgede, tarafların karşılıklı anlaşarak iş sözleşmesinin sonlandırıldığı, iş sözleşmesinin sona ermesine karşılık davacıya tazminat ve ücretleri hariç 89.241,24_TL brüt ödeme yapılacağının belirtildiği, söz konusu belgenin davacının iradesinin fesada uğratılarak alındığı hususunun ispatlanmadığı, buna göre, davacının bozma sözleşmesi yapmasında makul yararının karşılandığı gerekçesiyle ile davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir. E) Gerekçe:
Uyuşmazlık iş sözleşmesinin işveren tarafından mı yoksa karşılıklı anlaşma (ikale) ile mi sona erdiği noktasında toplanmaktadır. İşçinin iş güvencesi hükümleri uyarınca feshin geçersizliğini isteyebilmesi için iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekir.
İşçi ve işveren iradelerinin iş sözleşmesinin feshi konusunda birleşmesi, bir tarafın feshi niteliğinde değildir. İş Kanununda bu sona erme türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren açıklamasının ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur. Ancak burada tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırılmış olması, işverenden geldiğinde işçinin makul yararının olması, işçinin iradesinin fesada uğratılmaması gerekir. Keza işçinin ihtirazı kayıt koyması halinde bunun bozma sözleşmesi olduğundan söz edilemez. Zira böyle bir sözleşmede karşılıklı anlaşma vardır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davalı tarafın davacının iş akdinin davacı ile yapılan ikale sözleşmesi gereğince feshedildiğini, davacıya makul yararın sağlandığı ve ikale sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmişse de davalı ve davacı arasında 08.04.2015 tarihli iş sözleşmesinin anlaşma yoluyla sona ermesine ilişkin protokol imzalanmış olup davacıya yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı ve ek ödeme bedeli adı altında 89.241.24 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığı, ancak davacının, bu protokolün altına ‘’tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla imzalıyorum’’ şeklinde yazarak ikale sözleşmesine açıkça ihtirazı kayıt koyduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların karşılıklı anlaşmasından söz edilemeyeceği ortadadır. İşveren tarafından davacının iş sözleşmesinin feshedildiği sabit olup, işverence geçerli feshe ilişkin yazılı fesih bildirimi sunulmadığından, fesih 4857 sayılı İş Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca salt bu nedenle geçersizdir. Davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken geçersiz bozma sözleşmesine dayanılarak davanın reddi hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yaptığı harçlar dahil toplam 511,50 TL. yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. si uyarınca belirlenen 1.980,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 29.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.