9. Hukuk Dairesi

C)Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 7. H.D.nin 2016/9639 esas, 2016/11801 karar sayılı 31/05/2016 tarihli ilamı ile "Mahkemenin dosya içeriğinde delillere göre asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğuna ilişkin kabulü yerinde olduğu, ancak yazılan yazılara verilen cevaplardan davalının davacı ile aynı işi yapan kadrolu işçisi bulunmadığının açık olduğu, bu durumda davacının bordrolarda yazılı ücretle çalıştığının kabul edilmesi ve alacaklarının da buna göre hesap edilmesi gerekirken, davacı ile aynı işi yapmayan 6111 sayılı Kanun kapsamında başka bir kamu kurumundan devren geçen üstelik belli bir tarihten sonra sendikalı olup Toplu İş Sözleşmesindeki zamlara göre ücreti belirlenen işçinin ücreti emsal kabul edilerek dönemsel ücretlerinin belirlenmesi ve buna göre hesap edilen alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, ayrıca davacı vekilinin kısmi dava açıp bilirkişi raporundan sonra davalının ıslaha karşı zamanaşımı savunmasında bulunabileceğini düşünerek buna göre talepte bulunduğu, davalı vekilinin ıslah dilekçesinin tebliği üzerine süresinde ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı savunmasında bulunduğu, mahkemenin ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunması nedeni ile ek rapor almadığı, fazla mesai ücreti açısından kısmi dava ile istenen miktar dikkate alındığında, ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunmasından etkilenen alacak bulunmadığı ancak ilave tediye alacağı bakımından mahkemenin ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunmasını gözeterek belirleyeceği alacağı hüküm altına alması gerekirken, hükmün gerekçesinde ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı savunmasını dikkate almadan davacının bilirkişi raporunda hesap edildiği kadar alacağının bulunduğunu tespit edip talep kadarının tahsiline karar vermesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece özetle bozma ilamına uyularak toplanan deliller, tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacı, davalı idarenin işçisi olmasına rağmen idarenin işçilerinin aldığı ücretten daha az ücret aldığını, ancak davalının davacı ile aynı işi yapan kadrolu işçisinin bulunmadığının anlaşıldığından, davacının bordrolarda yazılı ücretle çalıştığının kabul edildiği, taleple bağlılık kuralı gereği davacının talebiyle bağlı kalınarak, davacının haftalık 7,5 saat fazla çalışma yaptığı, ücretin ödendiğinin ispatlanamadığı, ayrıca 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması Hakkındaki Kanun hükümleri ve davalı T.C. ...'nın bu yasa kapsamında bir kuruluş olması sebebiyle ilave tediye alacağına da hak kazanmış olduğu, davacı ücret farkı talebinde de bulunmuş ise de davacının bordrolarda görünen ücret ile çalıştığı, ücretinin indirilmediği, dolayısıyla fark ücret alacağının bulunmadığı, diğer yandan farklı işlem tazminatının koşullarının da oluşmadığı sonucuna Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda alınan ve karar vermeye uygun görülen bilirkişi ek raporunda brüt ücret üzerinden zamanaşımı süreleri de dikkate alınarak; 11.703,00 TL. fazla mesai ücreti, 6.991,00 TL. ilave tediye ücreti hesaplanmış olup, davacının izin hastalık ve başkaca nedenler ile çalışamadığı günler olabileceği hususları göz önünde bulundurularak fazla mesai ücretinden takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle bu miktarlara göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı T.C. ... vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap