Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Dosya ve birleşen dosya şikayet dilekçelerinde İİK’nın 337/a maddesine aykırılık nedeniyle şikayette bulunulmadığından tebliğnamedeki bu suçtan zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulabileceği yönündeki görüşe katılınmamıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 16. Babında düzenlenen icra ceza suçları için özel yargılama usullerinin kabul edilmiş olması ve 5237 sayılı CMK ve 6100 sayılı HMK’da düzenlenen usul hükümlerinin niteliklerine göre bu suçlarda birlikte uygulama alanı bulması ve 6100 sayılı HMK’nın 94. maddesinin 2. fıkrasının “Hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Aksi halde, belirlenen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir. Bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez.” hükmü karşısında, 24/04/2014 tarihli celsede bilirkişi ücretinin yatırılması için şikayetçi tarafa 2 haftalık süre verilmesi ve 25/09/2014 tarihli sonraki celsede verilen süre içerisinde bilirkişi ücreti masrafının yatırılmaması şeklindeki hatalı gerekçe ile yargılamaya devamla sanıkların hukuki durumunun tespiti gerekirken yazılı şekilde şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
12.09.2017 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5320 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu HMK md.94 K5320 md.8/1 K2004 md.94 İİK md.337 K1412 md.321