9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/5909 E. , 2017/6314 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı Şirket vekili, davalının müvekkili Şirketin işlettiği ... Otel'de şef aşçı olarak çalıştığı dönemde yapı kooperatifine girdiğinden ve kooperatife ödeme yapması gerektiğinden bahisle müvekkili Şirketten 25.000 TL. borç para istemesi üzerine ... Halkbankası’nın adına düzenlenen çek ile ödendiğini, bilahare aynı gerekçelerle ve aynı şekilde 18/08/2009 tarihinde 4.857,00 TL. ve 15.000,00 TL. borç ödendiğini, ancak davalının 10/09/2013 tarihinde yarım gün çalıştığını, feshi ihbarda bulunma süresine riayet etmeden borcunu ödemeden işi bırakıp ihtarname ile talep de bulunmasından dolayı müvekkili Şirketin alacağı tahsil yoluna gittiğini, bu sebeple de davalıya borç olarak verilen 44.857,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalının müvekkilinin hesabına gerçek ücretini yatırmadığını, fark ücretini haricen elden nakit ve çek olarak ödendiğini, bu nedenle yapılan ödemelerin borçlandırıcı niteliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 13/11/2014 tarihli ve 2014/36173 Esas sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan kanıtlara dayanarak; davacı tarafından davalıya keşide edilen 6986289, 6986290 ve 3735566 numaralı çeklerin borç olarak verildiğini, bu durumun ticari defterlerine de kayıt edilmiş olduğunu, ancak davalı tarafından borcun ödenmediğini beyanla söz konusu çeklerin bedeli olan 44.857,00 TL'nin davalıdan alınarak tarafına iadesini talep ettiği, ancak çekin bir ödeme aracı olduğu, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verildiğinin kabulünün gerekeceği bu durumda dava konusu 44.857,00 TL tutarındaki çeklerin borç olarak verildiğinin davacı tarafından kanıtlanmasının gerekeceği, dava değeri dikkate alındığında davacı tarafın tanık deliline dayanamayacağı, delil olarak beyan etmiş olduğu ticari defterlerin ise, davalının tacir olmaması nedeni ile davada delil olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki mevcut iş ilişkisi esnasında davacının davalıya yaptığı ödemeden kaynaklanan bir alacağının olup olmadığı hususunun çözüme kavuşturulması gereklidir. Davacı, tahsilini talep ettiği meblağı davalıya borç olarak verdiğini iddia ederken davalı ise bu meblağın elden yapılan bakiye ücret alacaklarına ilişkin olduğunu savunmuştur.
İş Hukuku, işçi ve işveren ilişkisinde işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak, sözleşme hukuku alanından ayrılmış ve farklı kurallar getirerek gelişmiştir.
Davacı tarafın yargılama safhasında bu dava dosyasının davalının açtığı işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, ayrıca davalının davacıya karşı açtığı hizmet süresi ve ücret tespitine ilişkin davasının da Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nce onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Davalar birbirlerini etkileyecek niteliktedir. Bu durumda, taraflar arasındaki ilişki, iddia ve savunma dikkate alındığında dava dosyalarının birleştirilip sözkonusu tespit davası da değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.