13. Ceza Dairesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın tekerrüre esas alınan önceki hükümlülüğünün neden ibaret olduğu karar yerinde gösterilmemiş ise de; adli sicil kaydına göre tekerrür koşullarını taşıyan ilamın tek ilam olduğunun anlaşılması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin her mahkumiyet için ayrı ayrı uygulanması gerekirken ortak hükümle “sanığın hükmolunan cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi” şeklinde karar verilmesi infazda telafisi olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında tekerrüre esas olan Silivri 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2009/164 Esas-2009/410 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyeti, TCK'nın 106/1-1 maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK'nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma sebebi yapılmamıştır. İddianamede müşteki olarak gösterilmeyen ve mahkemece yapılan yargılama sırasında katılan olarak kabul edilmesi nedeniyle gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilen ... ile ilgili olarak, iddianamede her hangi bir eylem anlatılmadığı halde ve gerekçeli kararda da sanık tarafından bu kişiye yönelik bir eylem izafe edilmediği halde ...'in yargılama sırasındaki katılma talebinin reddedilmesi gerektiği halde katılan olarak kabulüne karar verilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. Mağdur ...'in, deponun kilitli olmadığını beyan etmesi karşısında sanığın eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesinde yazılı suçu oluşturacağının gözetilmemesi ve mağdur ...'a yönelik hırsızlık suçunda, deponun kilitli olup olmadığı araştırılıp sonucuna göre, TCK'nın 142/1-b veya 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç ceza değişmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Mağdur ...'ın, ... plakalı tırın ruhsat sahibi Mehmet Gümele isimli şahsın yanında şöfor olarak çalıştığı, sanığın söz konusu tırdan hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eylemde mağdur ...'ın tır üzerinde zilyetliğinin bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamede bozma isteyen 2 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap