11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/4861 E. , 2014/6781 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2013 tarih ve 2013/404-2013/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 08.07.2010 tarih ve 7 O 375/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararının ilk olarak 12.07.2010 tarihinde posta yoluyla davalı şirkete tebliğe çıkartıldığı, kararın iki hafta sonrası olan 27.07.2010 tarihinde davalıya tebliğ edildiğinin kabul edildiği, kararın kesinleştiğinin 13.04.2012 tarihinde şerh verildiği, bilahare davacı vekilinin talebi üzerine davalıya 14.04.2011 tarihinde Bakanlık kanalı ile usulüne uygun karar tebliğinin yapılması üzerine davalı şirket tarafından yasal süresi içerisinde karara karşı yapılan itirazın, kararın 12.07.2010 tarihinde posta yoluyla tebliğ edildiği ve kesinleştiğinden bahisle reddedildiği, Hamm Bölge Mahkemesi'nin kararında belirtilen hususlar ile kararın davalıya doğrudan posta yolu ile tebliğ yoluna gidilmesinden dolayı davalının savunma ve temyiz hakkının kısıtlandığı ve engellendiği, yabancı mahkeme kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğinden yabancı mahkeme tarafından verilen kesinleşme şerhinin de bir önem ifade etmeyeceği, yurtdışında faaliyet gösteren şirkete, yurtiçi tebligat yapılmasının, keza Hamm Bölge Mahkemesi'nin karar gerekçesinde açıkladığı hususların kamu düzeninden olan Türk Usül ve Tebliğ Yasalarına aykırılık oluşturduğu, kaldı ki; Bölge Mahkemesi kararı gereğince, tenfize konu yabancı mahkeme kararında şerh edilen karar tebliğ ve kesinleşme tarihlerinin de usulüne uygun olmadığı, bu durumda MÖHUK'un 50. maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.