22. Hukuk Dairesi         2017/6433 E.  ,  2017/5580 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı işyerinde 01.11.2004 tarihinden itibaren çalıştığını, en son net aylık ücretinin 700,00 TL olduğunu, ücret alacağı nedeniyle iş sözleşmesini 19.02.2008 tarihinde sona erdirdiğini, 42 günlük izin alacağı bulunduğunu, bu nedenler ile icra takibi yaptığını, ancak davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu öne sürerek yapılan itirazın iptali ile %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti: Davalı davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalının takibe yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraflar arasında icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği ve hükmün infazı mümkün şekilde kurulup kurulmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunmaktadır.

İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 İş Kanunu'nun 8. ve 28. maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, takibe konu olan alacakları talep etme hakkının bulunup bulunmadığı yargılamayı gerektirdiğinden likit bir alacaktan bahsedilmesi mümkün olmadığından icra inkar tazminat isteğinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.

3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücret alacağının 553,84 TL net olduğu hesaplanmış olduğu halde, mahkemece 979,85 TL net ücret alacağı üzerinden bir başka deyişle icra takibinde belirtilen miktar yönünden takibin devamına karar verilmiş olması hatalıdır.

4.Davacının takibe koyduğu kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının brüt olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece ise hüküm altına alınan kıdem tazminatının brüt mü net mi olduğu belirtilmemiş, yıllık izin ücret alacağı ise net olduğu belirtilerek hüküm altına alınmıştır. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması da ayrı bozma nedenidir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
20.03.2017 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk