12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2017/2791 E. , 2017/7277 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, alacaklının, itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinde ...'in imzası bulunmadığından borçlu sıfatının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi ile birlikte alacaklı aleyhine tazminata hükmedildiği görülmektedir.
Alacaklı tarafça borçlu ...'in itirazının kaldırılmasına dayanak yapılan ...'in imzasının bulunduğu bila tarihli şirket kartı istek formunun,
İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı anlaşılmış olup, alacaklının itirazın kaldırılması isteminin bu nedenle reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de sonuçta istem reddedildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış olup, belirtilen nedenle alacaklının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İİK'nun 68/son maddesinin ilk cümlesine göre; “İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine tazminata mahkum edilir.”
Alacaklının itirazın kaldırılması isteminin, takip dayanağı belgenin İİK'nun 68. maddesinde belirtilen belgelerden olmaması sebebiyle reddi gerektiğinden, bu durumda, işin esası incelenmeksizin karar verilmiş olacağından, dolayısıyla borçlu yararına tazminat verilmesi için aynı maddenin son bendinde öngörülen “talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi” koşulu oluşmayacağından, alacaklının tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.