Esas No
E. 2017/4052
Karar No
K. 2017/6070
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2017/4052 E.  ,  2017/6070 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı T.C Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı isteminin özeti:

Davacı vekili, davacının emekli olarak işten ayrıldığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı Bakanlık vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, emeklilik nedeni ile bildirimli olarak feshedilmediğinden davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının 01/01/2000 ile 05/06/2008 tarihleri arasında 8 yıl 5 ay 4 gün aralıksız olarak çalıştığı, 05/06/2008 tarihinde sigorta hizmetini ve yaşını doldurmak suretiyle emekli olduğu, davacının son ücretinin brüt 784,68.TL olduğu, davalı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin zamanaşımı def'inde bulunduğu, davacının 05/06/2008 tarihinde emekli olduğu, 19/03/2013 tarihinde ise işbu davayı açtığı, mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup diğer alacakların 10 yıllık zamanaşımı süresi olduğu ve fesihten itibaren muaccel olduğundan davanın süresinde açıldığı, davacı emekli olarak işten ayrıldığından kıdem tazminatına hak kazandığı, yıllık izinlerin kullandırıldığını iddia eden işverenin bu hususu işçinin imzası bulunun izin belgesiyle ispatlaması gerektiği, davalı işverenin yıllık izinlerin 124 gününün kullandırıldığına ilişkin belge sunmadığı, davalı Bakanlık'ın asıl işveren olarak işçilik alacaklarından alt işveren şirketle birlikte sorumluluğu olduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerinin kabulüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

D)Temyiz: Karar süresi içinde davalı T.C Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Bakanlık vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.

Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı Bakanlık'a ya da davalı Şirket'e emekli olduğuna/olacağına ilişkin belgeyi ilk ne zaman verdiği taraflardan sorularak ilgili belgelerin getirtilmesi, bu belgenin verildiği tarihinden itibaren kıdem tazminatına yürütülecek faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi, bu tarihin belirlenememesi halinde faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekeceğinin düşünülmemesi hatalıdır.

3.Davalı T.C Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığının harçtan muaf olmasına rağmen harçtan sorumlu tutulması hatalıdır. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 06/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı İş Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.