11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/17424 E. , 2014/7087 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
19.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.07.2013 tarih ve 2013/15-2013/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ...
17.İcra Müdürlüğü'nün 2012/9957 Esas sayılı icra dosyası ile aleyhine yürüttükleri 37.768,41 TL tutarındaki icra takibine itiraz ettiğini, söz konusu alacağın davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olduğunu, mezkur alacağın ticari defter kayıtlarında da sabit olduğunu, aynı zamanda cari hesap ekstresinde de yapılan ödemeler ve bakiye tutarın görüldüğünü, davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak aleyhine yürütülen takipte yetkiye ve faize itiraz ettiğini, her ne kadar davalı borçlu 25/06/2012 tarihli itiraz dilekçesinde icra takibinde Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğunu belirtmişse de, Borçlar Kanunu'nun madde 89. maddesi uyarınca, “Para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilmelidir” hükmü gereğince işbu ilamsız icra takibinde ... İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu ileri sürerek, borçlu/davalının itirazının iptali ile duran icra takibinin devamına, borçlu aleyhine en az %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız davasının reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalının asıl alacağa itirazının olmamasına rağmen davacı tarafından asıl alacak yönünden de itirazın iptali amacıyla dava açıldığı anlaşıldığından hukuki yarar yokluğu nedeniyle asıl alacak yönünden davanın reddine, takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden davacı vekilinin işlemiş faize yapılan itirazın iptali istemi ile açtığı davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Mahkemece verilen karar, davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiş olup, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya içinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre harca tabi ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmamış, sadece temyiz dilekçesinin hakime havale ettirilmesi ile yetinilmiştir. Temyiz defterine kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 esas,1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK`nın 434/3. maddesinde öngörülen eksik harç ödenmesi ile ilgili işlemin kıyasen uygulanması ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre, somut olayda, temyiz defterine kayıt bulunmadığından, bu İBK'nın uygulanması gerekmemektedir.
Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesine konu temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazının mahkemece 21/02/2013 tarihli celsede ara kararı ile reddedilmiş olmasına ve bu ara kararın asıl kararda yazılmamış olmasının sonuca etkili bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.