22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/7961 E. , 2017/11868 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili)
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı; davalı iş yerinden emekli olduğunu, ... kurulmadan önce Köy Tüzel Kişiliğinde ... arızalarına müdahale ettiği ve fatura tahsilatı yaptığını, emekli olduğunda kıdem tazminatı hesabında Köy Tüzel Kişiliği'nde geçen sürenin hesaba katılmadığını öne sürerek fark kıdem tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalışma süresi karşılığı kıdem tazminatının kendisine tam olarak ödendiğini ve davacının başka bir alacak hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti:
Davacının 01.06.1985 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c kapsamında emekli sandığı sigortalısı olduğu ve 15.11.2008 tarihinde askerlik borçlanması da yaparak emekliye ayrıldığı, ... İşletme Müdürlüğü ile davacı arasında 01.10.1983 tarihinde sözleşme imzalandığı, ... Genel Müdürlüğü'nün 02.05.1985 tarih ve 002171 sayılı yazısında 2705 sayılı Kanun gereğince sözleşmeli olarak devralınan 120 personelin kadroya alınması için onay alındığı ve davacının da 120 kişilik personel listesinde 100. sırada yer aldığı, iş sözleşmesinin kesin devrinde bir fesih söz konusu olmadığı için önceki işverenden ihbar ve kıdem tazminatı talep edilemeyeceği, işçinin hizmet süresine ilişkin haklarında ve bununla bağlantısı olan kıdem tazminatında devralan işveren işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlü olduğu, davacının 01.06.1985 tarihinde İş Kanunu kapsamından çıkarak 657 sayılı Kanun'a tabi çalışmaya başladığı, bu durumun iş sözleşmesinin devri olarak değerlendirilmesi gerektiği ve davalı yanın zamanaşımı savunmasında da bulunmadığı gerekçesiyle fark kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasında, davacının emekli sandığı iştirakçisi olduğu 31.05.1985 tarihine kadar geçen sürenin davacının kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerekip gerekmediği uyuşmazlık konusudur. Kıdem tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda talep hakkı doğmamaktadır. İşçinin, kamu kurumlarında işçilikte geçen hizmetlerinin birleştirilmesi için önceki çalışmaların, fesih şekli itibarıyla kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi gerektiği mülga 1475 sayılı Kanun'un 14/5. maddesinde açık biçimde düzenlenmiştir.
İşyerinde işçi statüsünde çalışmakta olan ve kendi isteği ile ayrılarak bir kamu kurumunda memur ya da sözleşmeli personel olarak çalışmaya başlayan işçi yönünden yapılan işlemin prosedür gereği olduğunda da söz edilemez. İşçi daha iyi şartlarda ve ayrı bir statüde çalışma yolunu seçmiştir. Bu itibarla istifa ile sona eren dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması doğru olmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır (Yargıtay H.G.K. 15.10.2008 gün 2008/ 9-586 E, 2008/ 633 K. ; 28.11.2007 gün 2007/ 9-814 E, 2008/ 896 K.).
Somut olayda davacı, ... , ... Köyü Muhtarlığı'na bağlı ... işçisi olarak 01.10.1983 tarihinden beri çalışmakta iken ... 'a devrinin gerçekleştiğini, Köy Tüzel Kişiliği'ndeki çalışmasının fesih yolu ile sonlanmadığını, iş sözleşmesinin devri nedeniyle 01.10.1983-30.05.1985 tarihleri arasındaki çalışmasının da hizmet süresinden sayılarak fark kıdem tazminatının hesaplanması gerektiğini öne sürmektedir.
Davacı, 01.10.1983 tarihli davacı ile ... ... Kurumu Hatay İl İşletme Müdürlüğü arasındaki sözleşmeye göre 30.05.1985 tarihine kadar endeks alma, tahakkuk ve tahsilat işleri yapmıştır. Sözleşmeli personelin maaşlı kadroya naklen tayinlerine ilişkin ... ... Kurumu Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığı'nın yazısına göre; 2705 Sayılı Kanun ile ... bedellerini tahakkuk ve tahsilat için sözleşmeli alınan 120 işçinin, 657 sayılı Kanun'a tabi görevlerde çalışmak istemelerine ilişkin talepleri üzerine, sözleşmeden maaşlı kadroya naklen tayinleri onaya sunulmuş ve 02.05.1985 tarihinde yapılan onay sunumu sonrası 03.05.1985 tarihinde verilen olur ile davacı 657 Sayılı Kanun gereğince köy görevlisi olarak naklen 31.5.1985 tarihinde göreve başlamıştır.
Mahkemece iş sözleşmesinin devri nedeniyle davacının 1.10.1983-30.05.1985 tarihleri arasındaki çalışma süresinin de kıdem hesabında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacının 31.05.1985 tarihinde başlayan çalışması ile statüsü değişmiş ve öncesinde İş Kanunu'na tabi işçi olan davacı; 657 Sayılı Kanun'a göre memur olarak çalışmaya başlamıştır. Statü değişikliği ile davacının iş sözleşmesi kendi isteğine bağlı olarak sonlanmıştır. Dairemizden geçen aynı mahiyet ... i dava dosyalarında da bu görüş benimsenmiştir. (Örneğin, Dairemizin 03.04.2017 tarih ve 2017/2868, 2869 esas sayılı dava dosyaları). Bu itibarla bu talep edilen dönem için davacının kıdem tazminatı hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının is ... halinde davalıya iadesine, 22.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.