Esas No
E. 2014/4589
Karar No
K. 2014/7556
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2014/4589 E.  ,  2014/7556 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/11/2012 gün ve 2012/22-2012/199 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.11.2013 gün ve 2012/4385 - 2013/20366 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ... nezdinde 2009 39068 numarası ile “POLARİS KİDS” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu ancak başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7/1-b bendi uyarınca reddedildiğini, red kararına yapılan itirazın kısmen kabul edilerek müvekkili şirketin başvurusunun, davalı şirketin 99 020203 tescil no'lu markasına benzer olduğu gerekçesiyle 25. sınıftaki bazı malların çıkartılarak tescil edilmesine karar verildiğini, müvekkiline ait “POLARİS” markasının tanınmış bir marka olup, ... nezdinde tanınmış marka kaydı bulunduğu gibi, ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2005/226 Esas, 2005/613 Karar sayılı kararı ile de ayak giysileri emtiası için tanınmış marka olduğunun hükme bağlandığını, müvekkilinin 25. sınıf malları da içeren markalarının ilk tescilinin 29/06/1993 tarihinde yapıldığını, dava konusu davalı markasının ise 99 020203 tescil no'lu olduğunu, müvekkili şirket ile benzer sektörde bulunan ve basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalının müvekkilinin markasından haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini, müvekkiline ve davalıya ait markaların asli unsurunun ”POLARİS” ibaresi olup, müvekkilinin markası ile davalının markasının 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli eylemleri ile müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek, davalı adına tescilli 99 020203 tescil no'lu markanın hükümsüzlüğüne, ... ...'nın 2001-M-4418 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin 25. sınıfa dahil ürünlerini “POLARİS” markası ile 15 yıldan fazla süredir uluslararası tedarik ve mağaza zincirlerinde satışa sunan bir işletme olduğunu, davacının tanınmışlık kararının 25/3 sınıfta yazılı ayak giysileri emtiaları için geçerli olup, müvekkiline ait koruma alanında kalan emtialar için söz konusu tanınmışlık kararının bir etkisinin bulunmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.

Mahkemece ... kararının iptali isteminin “POLARİS KİDS” ibareli başvuru ile “POLARİS+ŞEKİL” ibareli redde mesnet marka arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, başvurunun kapsamında bulunan ve reddedilen 25. sınıftaki “bebekler için 25. sınıfa dahil özel eşyalar, bebekler için tekstilden bezler, zıbınlar, üçgen bezler, t bezleri, arabezleri, naylon donlar” ürünlerinin, redde mesnet markanın kapsamında aynen yer aldığı, bu ürünler bakımından “POLARİS” ibaresini kullanma ve tescil önceliğinin davalıya ait olduğu, başvuru konusu işaretin ayak giysileri ürünleri bakımından tanınmış olmasının 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesinde yazılı mutlak red nedenini aşmasının mümkün olmadığı, markanın kötüniyetle ve haksız olarak tescil edilip edilmediğinin ... tarafından mutlak red nedenleri yönünden yapılan incelemesinde anlaşılabilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine, hükümsüzlük isteminin ise, hükümsüzlük davalarının markanın tescil edildiği tarihten itibaren beş yıllık hak düşürücü sürede açılması gerektiği, oysa bu davanın hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra açıldığı, davacının, davalının markayı kötüniyetle tescil ettirdiğine yönelik iddiasının da ispat edilemediği gerekçesiyle, reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.11.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.

Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K3506 md.442/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.