12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2017/4169 E. , 2017/9849 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 28.03.2017 tarih, 2016/13077 E., 2017/4716 K. sayılı Daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair karar düzeltme itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlular ... Ltd. Şti. ile ...'ın yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı çekin teminat olarak verildiğini ileri sürerek takibin iptalini istedikleri, mahkemece, talebin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, Dairemizce kararın, şikayetçi borçlular yönünden hüküm doğuracağı belirtilerek onandığı anlaşılmıştır.
Somut olayda, takip dayanağı çekin teminat senedi olarak verildiğini ispat eden ve alacaklı ile borçlu ... Ltd. Şti. arasında imza edilen 12.01.2015 tarihli “Alacak Bildirim Formu” başlıklı sözleşmede borçlu ...'ın imzasının bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, adı geçenin sözleşmenin tarafı olan borçlu şirketin değil, sözleşmenin tarafı olmayan dava dışı keşideci borçlu ... Ltd. Şti.'nin avalisti olduğu görülmektedir. Bu durumda borçlu ... yönünden teminat senedi iddiasının ispatlanamadığının kabulü ile adı geçen yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
Öte yandan; borçlunun, takip dayanağı çekin teminat senedi olarak verildiği iddiası İİK'nun l69. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, bu iddianın kabulü halinde, aynı Kanun'un 169/a-5. maddesi gereğince, takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, başvurunun İİK'nun 170/a maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi de doğru bulunmamıştır.