22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2015/30595 E. , 2017/12490 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talepleriinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, bölüm şefi olduğunu, fazla mesailerinin ve ücretlerinin ödenmediğini bu nedenle tahsili için icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı sonucu icra takibinin durdurulduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti
Davalı vekili, fazla mesai yapıldığı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, vardiyalı çalışma bulunup ayrıca talebin zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, davacının günlük fazla çalışmalarının bulunduğu tanık beyanı ve sunulan belgelerle ile sabit olduğu davalı işverenin ise davacının bu çalışmalarının karşılığının ödendiğini ya da serbest zaman kullanıldığını geçerli, yazılı bir kayıt ve belge ile kanıtlayamadığı, bu nedenle davacı işçinin fazla çalışma ücreti alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz Kararı yasal süresi içinde taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Fazla çalışma ücretinin temerrüt tarihi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır, Fazla çalışma ücreti geniş anlamda ücret niteliğinde olup, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi gereğince, gününde ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda, istekle bağlı olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında dava veya ıslah tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir.
Somut olay yönünden davacı vekili davalıya alacaklarını talep ettiği ihtarname gönderildiğini ve tebliğ edildiğini beyan edip dava dilekçesi ile de faiz başlangıcı için bu tarih olarak talepte bulunmuştur. Mahkemece söz konusu ihtarın tebliği araştırılmalı fazla çalışma alacağı yönünden davalı işverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği saptanmalıdır. Dava tarihinden önce bir ihtar tebliği mevcut ise talep doğrultusunda temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmelidir.
3.Fazla çalışma yapıp yapılmadığı ve yapılan fazla çalışmaların ücrete dahil olup olmadığı konusu ihtilaflıdır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak sözkonusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre, fazla çalışmanın ücrete dahil olduğuna dair kural, mülga 1475 sayılı Kanun’un 35/a ve (b) maddesinde düzenlenen yılda 270 saatle sınırlı olarak geçerlidir. Yılda 270 saati aşan çalışmaların kanıtlanması durumunda karşılığının ödenmesi gerekir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan iş sözleşmesinin 4. maddesinde "Ücretler işverence çalışan adına açılan banka hesabına yatırılır. Net maktu aylık ücrete yasal çalışma sürelerinin karşılığı olan aylık ücret, 4857 sayılı yasanın 41. maddesi gereği yapacağı fazla mesai ile çalışılmayan çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ücretleri dahildir. " şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. İşçinin imzasını taşıyan bu sözleşmeye değer verilmelidir. Davacının yılda 270 saat fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu anlaşıldığından, yılda 270 saati aşan çalışmalarının yeniden hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.