14. Ceza Dairesi

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya kapsamına göre sanığın, olay günü karşılaştıklarında aracına çağırdığı uzaktan akrabası olan mağdurun binmesinin ardından kimlikleri tespit edilemeyen üç kişinin de araca bindiği ve seyir halindeyken bu kişilerden birinin boğazına satır dayadığı mağdura yönelik olarak "telefon aç, kardeşin ...'ya ve amca oğlun ...'ye söyle, on gözlü köprüye gelsinler" dedikten sonra bir ara aracın yavaşlamasından istifade eden mağdurun dışarı atlayarak tanık ...'un işyerine sığındığı, bunun üzerine sanık ile yanındaki şahısların tekrar araca bindirmek istedikleri mağdurun direnmesi ve tanığın müdahalesi nedeniyle onu bırakarak uzaklaştıkları anlaşıldığından, mevcut haliyle olayda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tamamlandığı ve sanık ile kimlikleri belirlenemeyen diğer kişilerin mağdura yönelik tehdit içeren eylemlerinin de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun tehdit unsuru içinde kaldığı gözetilerek sanığın yalnızca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı TCK'nın 109/2, 109/3-a, 109/3-b. maddeleri uyarınca mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde ayrıca tehdit suçundan da hüküm kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesine aykırı olarak sanığa ek savunma hakkı tanınmadan hakkında TCK'nın 109/2 ve 109/3-a maddelerinin uygulanması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap