Görevi yaptırmamak için direnme, tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 32/1-son cümlesi uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun'un 57/1. maddesi gereğince sanığın yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına dair İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2016 tarihli ve 2014/985 esas, 2016/17 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24/02/2017 gün ve 10963 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
25.09.2017 YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5237 sayılı Kanun 6752 sayılı Kanun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 2797 sayılı Yargıtay Kanunu K5271 md.150 K5237 md.32/1 K5237 md.57/1 K2797 md.27