Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, gerekçeli karar başlığında sanık olarak yazılması gereken kısım, şüpheli şeklinde yanlış gösterilmiş ise de, bu maddi yanılgının yerinde düzeltilebileceği kabul edilerek yapılan incelemede; CMK’nın 193/1. maddesinde yazılı olup, savunma hakkı yanında yargılama yönteminin temel ilkelerinden olan “doğrudan doğruyalık, vasıtasızlık ve yüzyüzelik” ilkelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarına yönelik olan; "hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz" hükmüne uyulmayarak, ayrıca müştekinin de beyanı alınması gerektiği gözetilmeksizin hüküm kurulması, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.