5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince katılan kurumun zararını gidermesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, her ne kadar kurumun 04/04/2013 tarihli cevabında ödeme yapılmadığı bildirilmiş ise de, sanığın 29/04/2013 tarihinde alınan ifadesinde katılan kurumun zararını ödediğini söylemesine karşın bu ifade sonrası katılan kurumdan sanığın ödeme yapıp yapmadığı sorulmadan mahkumiyet kararı verildiğinin ve sanık müdafiinin de temyiz dilekçesinde ödeme savunmasında bulunduğunun anlaşılması karşısında, öncelikle katılan kurumdan bilirkişinin hesapladığı vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarı olan 43,20 TL'lik zararın ödenip ödenmediği sorularak, zararın ödendiğinin anlaşılması halinde sanık hakkında 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. ve CMK'nın 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, zararın ödenmediğinin anlaşılması halinde ise, sanığa “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı olan 43,20 TL’yi gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,