11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/10076 E. , 2014/15379 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.06.2013 tarih ve 2011/304-2013/325 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirkete ait ... isimli yatın 200.000 TL karşılığında haricen satışı hususunda anlaştıklarını, 30.290 TL'nın davacı şirket temsilcisi ...'e ödendiğini ve bakiye 169.710 TL'de ödendikten sonra resmi satışın yapılmasının kararlaştırıldığını, bu arada davalının satışa konu tekneyi göçmen kaçakçılığında kullandığı iddiasıyla hakkında soruşturma yürütülüp dava açıldığını ve tekneye el konularak yediemin olarak davalıya geri teslim edildiğini, davalının tekneyi kullanmaya devam etmesine rağmen bakiye satış bedelini ödememesi üzerine davacı temsilcisi ile davalının yeniden bir anlaşma yaparak 1/3 hissenin davalıya kiralanmasına ilişkin sözleşme yaptıklarını, davalının 2007 yılı Ağustos ayından beri tekneyi elinde bulundurmasına rağmen 30.290 TL haricinde ödeme yapmadığı gibi müvekkili hakkında 96.950 TL alacaklı olduğundan bahisle icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini ve davalının haksız icra takibinden dolayı tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin gemiyi 200.000 TL karşılığında satın aldığını, satış bedelinin 30.290 TL'sinin ödendiğini, daha sonra satış bedelinin 1/3'ünün de davacı şirket temsilcisine ödendiğini, bunun da 66.666 TL'ye karşılık geldiğini, davacı gemiyi devretmediğinden davalının ödediği parayı geri alabilmek için takip yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, geminin haricen yapılan satışının geçersiz olduğu, ayrıca insan kaçakçılığına karıştığı gerekçesi ile ceza soruşturmasında satışa konu gemiye el konulmuş olduğunun da anlaşıldığı, dolayısıyla söz konusu geminin alıcı adına tescil edilmemesi nedeniyle sözleşme geçersiz olduğundan herkesin aldığını iade ile yükümlü olduğu, ispat yükü kendisine düşen davalının satış bedelinin üçte biri olan 66.666 TL ödeme yaptığına dayanak gösterdiği satış senedi başlıklı tarihsiz belgenin herhangi bir miktar içermediğinden net bir ödeme vasıtası olarak kabulünün mümkün olmadığı, davalının hatırlatılmasına rağmen yemin deliline de dayanmadığı, bu sebeple davalı tarafın 66.666 TL'lik ödemeyi ispatlayamamış olduğu, takibe konu 96.956 TL'nin 30.290 TL'sinin davalı tarafından davacıya ödendiği konusunda zaten ihtilaf olmadığı, harici satımın geçersiz olması, satışa konu geminin davalı adına tescil edilmemesi nedeniyle ödenen bu paranın iadesi gerektiği, dolayısıyla bu kısma yönelik menfi tespit davasının yerinde olmadığı ancak takibin 66.666 TL'lik kısmı yönünden davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, takibe konu yapılan 96.956 TL borcun 66.666 TL'lik kısmı yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.