Esas No
E. 2014/7851
Karar No
K. 2014/15435
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2014/7851 E.  ,  2014/15435 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... ...

16.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13.02.2014 tarih ve 2013/285-2014/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 30.07.1998 tarihinde davalıya ait şehir hatları gemisinde geçirdiği kaza nedeniyle açılan tazminat davasında hükmedilen maddi ve manevi tazminatın 28.02.2005 tarihinde temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsil edildiğini, müvekkilinin zararının temerrüt faizinden çok fazla olduğunu, bu nedenle munzam zararın meydana geldiğini, yerleşik yargı kararlarının da bu doğrultuda olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 TL munzam zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise bilirkişi raporunda belirlenen bakiye 402.557,56 TL'nin tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davacının geçirdiği kazadaki kusur durumunun ve bu kaza nedeniyle sorumlu olunan tazminatın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle müvekkilinin temerrüdünden söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tazminat alacağını geç tahsil etmesi nedeni ile munzam zarara uğradığı ve bunu talep etme hakkının bulunduğu, önceki kararla BK'nın 43. maddesinin uygulanması ile yapılan %50 indirim tutarının kesinleşmiş olduğu, ikinci bozma sonrası hesap yapılırken bu kurala uygun olarak, munzam zarar miktarı olan 517.615,20 TL'ye, önce indirim uygulanıp, bulunan rakamdan bilirkişi tarafından verilen faiz tutarı indirildikten sonra kalan tutara hükmedilmesi gerektiğinden bahisle davanın kısmen kabulüne, 144.520,19 TL alacağın, 6.000,00 TL'sinin dava tarihi 08.06.2006 tarihinden itibaren, 138.520,19 TL'sinin birleşen davanın açıldığı tarih olan 28.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.405,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.