13. Hukuk Dairesi 2013/30694 E. , 2013/32146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, davalıdan patates tohumu satın aldığını, bedeli için hasatta ödemek üzere 3.375 TL lik bono verdiğini, diğer davacı ...'in de kefil olduğunu, ürünün iyi çıkmadığını, davalının senet bedeli kadar patatesi tarladan söktüğü halde senedi takibe koyduğunu bildirerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin 22.05.2012 tarihli kararı ile; davanın reddine,%40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş,hükmün davacı tarafından temyizi üzerine;Dairemizin 21.03.2013 tarihli kararı ile; “....davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı,Gördes İcra Müdürlüğünün 2010/457 Esas sayılı dosyasındaki takip ve davaya konu edilen keşidecisi ..., kefili ise ..., lehdarı ise ... olan 25/03/2010 tanzim ve 30/06/2010 vade tarihli ve 3,375.00 lira bedelli bonodan dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın % 20’i oranı olan 675 lira haksız takip tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan İİK.nin 67/1-2.maddesine göre; takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Takip ve dava tarihi itibariyle davalı borçlu aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine,iki numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasınınüçüncü bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Asıl alacağın % 40' oranı olan 1.350,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 172.90 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, peşin alınan, 57.65 TL harcın davacılara iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.