11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/14031 E. , 2014/15509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/07/2013 tarih ve 2013/26-2013/145 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14/10/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Hasan Yıldıran ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan “Otoyol Yapım Sözleşmesi” çerçevesinde müvekkili tarafından ... A.Ş’ye avans ödemesi yapıldığını, borç olarak verilen paraların ödenmesini garanti altına almak için de davalının da içinde olduğu ... Bankası A.Ş. liderliğindeki konsorsiyumdan iki adet avans teminat mektubunun alındığını, müteahhit şirketin sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili tarafından sözleşmenin feshedildiğini, tedarik avansı olarak verilen borç paralardan müteahhitin hak edişleri düşüldükten sonra kalan alacakların ödenmesi amacıyla davalı bankanın da içinde bulunduğu bankalar konsorsiyumunun temsilcisi olan ... Bankası A.Ş’ye 27.04.2001 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ancak bankaların ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davalı banka aleyhine açılan alacak davası sonucu 60.815.480,32 Pakistan Rupisinin davalıdan tahsiline karar verildiğini, davalının ana para borcunun sabit olup, temerrüt faizi ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, 60.815.480,32 Pakistan Rupisi ana para alacağının temerrüt tarihi olan 27.04.2001 tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı olan 1.160.359,36 TL’ye dava tarihine kadar avans faiz oranlarının uygulanması ve Maliye Bakanlığı Genel Tebliği madde 9 hükmü oranları üzerinden dönemsel olarak işlemiş temerrüt faizi miktarı olan 3.143.058,95 TL ile yine ana paranın TL karşılığına dava tarihinden fiili ödeme tarihine kadar aynı şekilde hesaplanmak suretiyle bulunacak işleyecek temerrüt faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözkonusu teminat mektubunun Pakistan Rupisi üzerinden düzenlenmiş olması nedeniyle yabancı para borcu olup, TL üzerinden faiz istenmesinin mümkün olmadığını, temerrüt tarihinin de tedbir kararı alınmış olması nedeniyle ancak ihtiyati tedbirin kalktığının müvekkili bankaya bildirildiği tarih olan 17.09.2003 tarihi olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalı usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmeden önce davaya konu alacağın dayanağını teşkil eden teminat mektubu hakkında davacıya karşı taahhüt altına giren dava dışı şirketin istemi üzerine teminat mektuplarının paraya çevrilmesini önleyici yönde verilmiş bulunan ihtiyati tedbir kararının mevcudiyeti karşısında tedbir kararının devamı süresince davalının ödeme yapması mümkün olmadığı, tedbir kararının devamı sürecince temerrüdün de gerçekleşmeyecek olması karşısında tedbir kararının kaldırıldığının davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren teminat mektubu bedelinin ödenmesi davalı yönünden mümkün hale geleceğinden ve davalının temerrütü de bu tarih olan 17/09/2003 tarihinden itibaren gerçekleştiğinin kabul edildiği, dava tarihine kadarki dönem için işlemiş temerrüt faizi alacağının 12.467.086 Pakistan Rupisi olarak hesaplandığı, dava tarihinde tespit edilen kur üzerinden hesaplanan Pakistan Rupisinin karşılığının 288.025,46 TL olduğu, davacının, tedbir kararının kaldırıldığının davalıya tebliğ edildiği tarihten dava tarihine kadar ki dönem için işlemiş 12.767,86 Pakistan Rupisi temerrüt faizi alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın bir kez daha kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.