9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/25598 E. , 2017/14828 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
Davacı vekili, davacı şirketin sonradan yürürlüğe giren 6111 sayılı kanun kapsamındaki prim teşviklerinden faydalanmak için, 2011/03 - 2016/02 arası dönemleri kapsayacak şekilde geriye dönük ek aylık prim ve hizmet belgelerini düzenleyerek davalı kuruma sunduğunu, bu belgelerde 5510 sayılı kanun tercihini "iptal" ederek, yerine "ek" nitelikli 6111 sayılı kanunu tercih ettiğini, ayrıca davacının davalı kuruma sunduğu 13.04.2016 tarih ve 5.586.157 kayıt numaralı yazı ile de, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 103/4 maddesi gereğince, kuruma yeniden sunulmuş olan ek aylık prim ve hizmet belgeleri dikkate alınarak, önceki dönemlerde vermiş olduğu aylık prim ve hizmet belgelerindeki değişikliğin yapılmasını talep ettiğini, ancak davalı kurumun 13.04.2016 tarihli cevabi yazısında 2015/10 sayılı genelgeye göre davacı tarafından verilen dilekçenin işleme alınmayacağının bildirildiğini, 6111 sayılı kanunun 38. maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda 5510 sayılı kanunun 81. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendine göre, 01.03.2011 tarihinden itibaren gerek bir diğer prim desteği kapsamına, gerekse beş puanlık prim kapsamına giren bir sigortalı için, ilgili kanunda mükerrer yararlanılamayacağı hususunda bir düzenleme bulunmayan hallerde, aynı dönemde aynı sigortalı için farklı kanunlarda öngörülen prim desteklerinden yararlanılmasının mümkün hale getirildiğini, bu durumda her iki destek kapsamına giren sigortalılardan dolayı önce beş puanlık prim desteğinden, ardından diğer kanunda öngörülen destekten yararlanılabileceğini, 4447 sayılı kanunun geçici 10. maddesinde, 31.12.2015 tarihine kadar işe alınan her bir sigortalı için geçerli olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren özel sektör işverenlerince işe alınan ve fiilen çalıştırılanların, işe alındıkları tarihten önceki altı aya ilişkin sosyal güvenlik kurumuna verilen prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılar dışında olmaları, aynı döneme ilişkin işe alındıkları işyerinden bildirilen prim ve hizmet belgelerindeki sigortalı sayısının ortalamasına ilave olmaları ve bu maddede belirtilen diğer koşulları da sağlamak kaydıyla, 5510 sayılı kanunun 81. maddesinde sayılan ve 82. maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarının, işe alındıkları tarihten itibaren işsizlik sigortası fonundan karşılanır denildiğini, 6111 sayılı kanunla sigorta prim desteklerinde yapılan düzenlemelerin 01.30.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiğini ve 2011/Mart ayına ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinden başlamak üzere teşvikten yararlanabilme imkanının getirildiğini, davalı kurumun işverenler arasında tamamen haksızlığa ve eşitsizliğe neden olan bu uygulamasının hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını iddia ederek davacı şirket tarafından kuruma sunulan ve 2011/03 - 2016/02 arası dönemleri kapsayan 5510 sayılı kanun numarası seçilerek düzenlenmiş "iptal" ve 6111 sayılı kanun numarası seçilerek düzenlenmiş "asıl" nitelikli ve düzeltme amaçlı aylık prim ve hizmet belgelerinin kurumca işleme alınması talebinin reddi işleminin iptali ile davacı tarafça sunulan aylık prim ve hizmet belgelerinin kurumca işleme alınması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Yargıtay Hukuk ve Ceza Dairelerinin görevleri 18.06.2014 tarihli 6545 Sayılı Kanun'un 31. maddesiyle değiştirilen 2797 Sayılı Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi gereğince Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 20.01.2017 tarih ve 1 sayılı kararı ile belirlenmiştir.
İnceleme konusu karar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’ndan kaynaklanan talebe ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun işbölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve kararın temyiz incelemesi Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin görevine girmektedir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz incelemesi Dairemizin görevine girmeyip Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin görevine girdiğinden, dava dosyasının 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 6723 sayılı Kanun ile değişik 60/3. maddesi gereğince Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 04.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.