Esas No
E. 2014/8419
Karar No
K. 2014/16018
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2014/8419 E.  ,  2014/16018 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/03/2014 tarih ve 2010/360-2014/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, ... Tic. Ltd. Şti.'nin eski ortağı ve tek müdürü olan davalının şirketteki %50 hissesini 25.000 TL karşılığında müvekkili ...'a devrettiğini, ayrıca şirkete ait bir aracın ve bilgisayarın davacıya devredileceğinin ve üçüncü kişi firmalara yapılan işlerin karşılığı 3 ayrı şirketten alınacak gelirin yarısı olan 26.000 TL'nin de davalıya verileceği hususunda ...'in borçlandırıldığını, müvekkili ...'nin de müteselsil kefilliğinin kararlaştırıldığını, davalının devirden önce şirketin mali durumunun çok iyi olduğunu söylediğini, aradan geçen zaman içinde bahsi geçen şirketlerle hiç bir yazılı sözleşme yapılmadığının ve işlerin karşılığının da 52.000 TL, dolayısıyla davalıya verilecek olan 1/2'sinin 26.000 TL olmadığının anlaşıldığını, eski müdür olan davalının bu üç şirketten kayda geçmeyen para aldığının da tespit edildiğini, bu miktarların müvekkili ...'in borcundan düşülmesi gerektiğini, davalının şirketin müflis olup hiç bir değerinin bulunmadığını müvekkilinden gizlediğini, vergi ve ... borçlarının yıllardır ödenmediğini, yaptığı bir kısım tahsilatları kayda geçirmeyerek uhdesinde tuttuğunu, gerçekte olmadığı halde mizana alacak kaydı yapıldığını, hileli bilanço düzenlediğini, müvekkilinin bunlara güvenerek hisse devrini almayı kabul ettiğini, kayıtlarda borçlu görülen firmaların borcu inkar ettikleri gibi kayıtların dayandığı hiç bir belgenin bulunmadığını, hisse devir sözleşmesinin bir nev'i ayıplı mal satışı niteliğinde olduğunu, hata, hile ve ayıp hükümleri gereği müvekkilinin borçlandığı 26.000 TL ödeme yükümünün kaldırılması gerektiğini ileri sürerek sözleşme bedelinin tenkisi ile müvekkillerinin davalıya 26.000 TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ...'in eşi olan davacı ...'ın hisse devir tarihinde şirket ortağı olduğunu, şirketin durumunu bilmesi gerektiğini, iş yapılan şirketlerden alınacak paradan 26.000 TL'nin müvekkiline ödeneceği hususunun herhangi bir şarta, kazanç tutarına, yazılı sözleşme yapılmasına bağlanmadığı, işlerin teslimi ile müvekkilinin bu parayı almaya hak kazandığını, davacıların sözleşmeden önce şirket kayıtlarını inceleyebilecek durumda olduklarını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin kaydı öz varlığının 193.822,03 TL, devir edilen 1/2 hissenin kaydı değerinin ise 96.911,00 TL olduğu, cari hesap dökümlerine göre şirketin gerçek özvarlığının 99.586,34 TL ve hissenin gerçek değerinin 49.928,00 TL olarak tespit edildiği, davacılardan ...'in şirket ortağı olan ...'nin eşi olduğu, şirketin işlerini birlikte yürüttükleri, bu nedenle şirketin genel durumundan haberlerinin bulunduğu, şirket hisse devir sözleşmesinden önce gerekli inceleme yaptırılarak şirketin mali durumu ile ilgili kar-zarar ve finansman bilgilerine kolaylıkla ulaşabilecekleri, şirketin devir tarihindeki kaydı değeri ile hisse deviri arasında fahiş farkın bulunmadığı, hissenin gerçek bedelinin belirlenirken kaydı değere bakılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.