Esas No
E. 2015/16783
Karar No
K. 2017/19245
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

22. Hukuk Dairesi         2015/16783 E.  ,  2017/19245 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, işverenin haksız bir biçimde iş akdini feshettiğini beyanla kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Savunmasının Özeti: Davalı, iş akdinin süre bitimi nedeni ile son bulduğunu savunrak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davacının taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı, taraflar vekilleri süresinde temyiz etmiştir. Gerekçe:

1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının ve davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Taraflar arasında ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık vardır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.

İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 401. maddesine göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücret göz önünde tutularak belirlenir. 4857 sayılı Kanun’un 8. maddesinde, işçi ile işveren arasında yazılı iş sözleşmesi yapılmayan hallerde en geç iki ay içinde işçiye çalışma şartlarını, temel ücret ve varsa eklerini, ücret ödeme zamanını belirten bir belgenin verilmesi zorunlu tutulmuştur. Aynı Kanun’un 37. maddesinde, işçi ücretlerinin işyerinde ödenmesi ya da banka hesabına yatırılması hallerinde, ücret hesap pusulası türünde bir belgenin işçiye verilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Usulünce düzenlenmiş olan bu tür belgeler, işçinin ücreti noktasında işverenden sadır olan yazılı delil niteliğindedir. Kişi kendi muvazaasına dayanamayacağından, belgenin muvazaalı biçimde işçinin isteği üzerine verildiği iddiası işverence ileri sürülemez. Ancak böyle bir husus ileri sürülsün ya da sürülmesin, muvazaa olgusu mahkemece re'sen araştırılmalıdır.

Çalışma hayatında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek, ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile ... İstatistik Kurumu Başkanlığı internet sitesinde bulunan “Kazanç bilgisi sorgulama” ekranından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.

Somut olayda; Mahkemece davacının 01/07/2008-01/10/2011 dönemi içerisinde satış mühendisi olarak davalı işyerinde çalıştığı ve ücretinin brüt 1.500,00 TL olduğu tespit edilmiş yemek ücreti için 6 TL, yol ücreti olaral günlük 3 TL belirlenmiştir. Her ne kadar prime esas ücret için yapılan tespit dosya kapsamı ile uyumlu ise de davalının yemek ve yol ücretinin fazlalığı iddiası değerlendirilip öncelikle ilgili oda ve meslek kuruluşlarından ayrıntılı yol ve yemek ücret araştırması yapılmadan, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilmeden davacının giydirilmiş ücreti olusturan kalemelerinin hesaplanması ve bu ücret üzerinden hesaplama yapılmaması hatalıdır. Eksik inceleme ile ücretin yazılı şekilde kabul edilerek hüküm altına alınması yerinde olmamıştır.

3.Bir diğer uyuşmazlık konusu hizmet süresine ilişkindir. Davacının raporlu olduğu ve hizmet döküm cetvelinde çalışması görünmeyen Ağustos, Eylül ve Ekim 2011 döneminin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması hatalı olup öncelikle raporulu olunan süre net bir şekilde tespit edilmeli ve hizmet süresinden mahsup edilmelidir.

SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.