11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/9417 E. , 2014/16193 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2014 tarih ve 2013/160-2014/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ''...'' ibareli 29, 30, 32, .sınıf hizmetleri içeren tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının "..." ibareli, 3.sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusuna müvekkili tarafından iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak yapılan itirazın davalı kurum tarafından reddedildiğini, başvurunun tescilinin müvekkilinin ... esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davacının markalarının ... ibareli oldukları, markalardaki asıl ve ayırt edici unsurun ... ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin 3.sınıf ürün ve hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürün ve hizmetlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "..." ibaresinden oluştuğu, markadaki asıl ve ayırt edici unsurun "..." sözcüğü tarafından temsil olunduğu, görsel, anlamsal ve sescil olarak iki işaret arasında bir farklılık bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alan 3.ürünlerin davacı markalarının kapsamında yer almadığı, bu nedenle aynı tür sayılmayan ürünler bakımından normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki 3. sınıftaki ürünlerin alımlarında aynı markayla sunulan mallardan ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların davacı markasıyla sunulan ürünlerden yararlanmak isterken davalı markasıyla sunulan ürünleri satın almasının mümkün bulunmadığı, ancak davacının ... ibareli markasının yazılı ve görsel tanıtım araçları ile gerçekleştirilen kuvvetli reklâm, uzun süreli kullanım, sponsorluklar, kaliteli ve yaygın dağıtım ile ilgili sektör dışına taşacak biçimde gıda ürünleriyle ilgili olarak tanınmışlık vasfı kazandığı, tanınmış markaların daha yüksek bir korumayı hak ettiği, başvuru kapsamındaki ürünlerle ilişkilendirilmesi kaçınılmaz nitelikteki 3.sınıftaki ürünler için başvurunun tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma sağlayabileceği, zira davalının reklâm gücünden haksız biçimde yararlanacağı ve satışlarını artıracağı, bu bağlamda davacı markasının tanınmışlığından istifade ederek toplumun dikkatini çekeceği ve onun temsil ettiği imaj ve güveni hiçbir masraf ve çaba harcamadan kendi markasını taşıyan ürünlere devrini sağlayacağı, diğer yandan davacı ile aynı kalitede hizmet sunamaması durumunda tüketicilerin bunun sonuçlarını davacı markalarına mâl edeceği, bu şekilde davacı markasının giderek sıradanlaşacağı, ayırt edici gücünün ve etkileme alanının zayıflayacağı, açıklanan sebeplerle davacının 556 sayılı KHK'nın 8/4.maddesi hükmüne dayanarak da davalı başvurusunun tesciline itiraz edebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile TPE YİDK kararının, davacı itirazlarının reddi bakımından iptaline karar verilmiştir.
Kararı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.