13. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek; "Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir”... şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine dosya Dairemize gönderilmekle; Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak, b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, c)Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak, d)İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir. İncelenen dosya kapsamından; Dairemizin 04.11.2015 tarih, 2014/31051 esas ve 2015/17141 karar sayılı kararı ile 19.09.2013 tarihli ilk hükmün; "Suçu kabul eden tutuklu sanıkların duruşmaya katıldıkları ilk celsede müştekinin zararını karşılamak istediklerini bildirmeleri karşısında, tutuklu sanıklara müştekinin zararını gidermesi için süre verilip sonucuna göre haklarında TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi ile sanık ... hakkında tekerrür hükmü uygulanırken sanığın adli sicil kaydında yer almayan bir mahkeme kararının tekerrüre esas alınmış olması," nedeniyle bozulmasından sonra, yerel mahkemece müşteki adına Yargıtay bozma ilamına diyeceklerinin sorulması için talimat yazılmasına ve sanıkların duruşma günü hazır edilmeleri için yazı yazılmasına karar verildiği, ilk oturum sanıklar ... ve ...'ın beyanları alındıktan sonra ara karar ile ''Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin dosyamıza yönelik bozma ilamının 1. Maddesinin Ceza Muhakemesi Usul Yasasında ve TCK'da etkinlik pişmanlık hükümlerinin iradi olması gerektiği usul ve maddi hukuk hükümleri bakımından zararı gidermek isteyen sanıklara süre verilir bir hükmü bulunmadığından ve halen kısmen cezaevinde bulunmayan açıkta bulunan sanıkların bu zaman zarfında bu konuda herhangi bir girişimde bulunmamış bulunmaları da göz önüne alınarak gerekçe itibariyle uyulmasına yer olmadığına ve direnilmesine, Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin bozma ilamının 2. Maddesinde yazım itibariyle adli sicil kaydında yer almayan bir mahkeme kararının tekerrüre esas alınamayacağına ilişkin yine maddi ve usul hükmü bulunmamasına rağmen ancak sanığın tekerrüre esas daha ağır sonuçlar doğuran ilamı bulunmasına rağmen bu ilamın uygulanmaması yönündeki bozma ilamına uyulmasına CMUK'un 326/son maddesi gereğince tekerrüre esas alınan ilam bakımından ilamdaki ceza miktarının aleyhe temyiz bulunmadığından korunmasına,'' şeklinde gerekçeyle Dairemizin bozma ilamının 1 numaralı bozma nedenine direnilmesine karar verildiği, sanıklar ... ve ...'nın duruşmada hazır edilmesi için yazı yazıldığı, son oturum sanıkların beyanları alındıktan sonra ilk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçe ile ilk hükümdeki gibi karar verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle kurulan hüküm olduğundan yeni hüküm niteliğinde kabul edilmek suretiyle yapılan temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu kabul eden sanıkların, katıldıkları 19.09.2013 tarihli ilk celsede müştekinin zararını karşılamak istediklerini bildirmeleri karşısında, sanıklara hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan mahkûmiyetine karar verilen satın alandan elde ettikleri parayı kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmeleri ve mala zarar verme suçu nedeniyle müştekinin uğradığı zararı gidermeleri için süre verilip sonucuna göre haklarında TCK'nın 168/2. Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın