11. Ceza Dairesi
Sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyet I-Defter belge ibraz etmemek suçundan sanığın beraatine dair hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan sanığın mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Sanık hakkında 2006 takvim yılında sahte belge düzenlemek suçundan açılan kamu davasında; sanığın sahte fatura düzenlemediğini, faturalarını çaldırdığını, muhasebecisinin maliyeye bildirimde bulunacağını düşündüğünü, suçlamaları kabul etmediğini savunması, ayrıca sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından her takvim yılına ait suça konu fatura asılları ya da onaylı örneklerinden kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, faturaları kullanan şirketler hakkında karşıt inceleme yapıldığının anlaşılması karşısında söz konusu şirketler hakkında kamu davası açılıp açılmadığının sorulması, açıldığının tespiti halinde dava dosyalarının intikalinin sağlanarak ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin alınarak dosyaya konulması, gerektiğinde faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişiler de dinlenerek sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıkları ve sanığı tanıyıp tanımadıklarının sorulması, gerektiğinde fatura asılları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığının araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, III- Kabule göre de; a)5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b) Dörtyol Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/785 esas, 2004/152 karar sayılı 13/04/2004 tarihinde kesinleşen ilamı ile 765 sayılı TCK'nın 510. maddesi uyarınca hükmolunan erteli adli para cezası tekerrüre esas olduğu halde sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2017 tarihinde Başkan vekili ...'nın tekerrürle ilgili karşı oyu ve oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Dairemizin 21.09.2017 tarih ve 2015/9536-2017/5872 sayılı kararına yazdığım karşı oy gerekçemde belirttiğim nedenlerle; sadece para cezasından ibaret mahkumiyeti TCK.nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkralarının uygulanmasını gerektirecek bir tekerrür oluşturmadığından, TCK.nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.03.10.2017
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın