CMK’nın 34/2. ve 232/6. maddeleri hükümlerine aykırı olarak, temyiz süresinin "tebliğden" itibaren yerine, duraksama oluşturacak biçimde "tefhim ve tebliğ" tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi karşısında, sanığın temyiz süresinin başlangıcı hakkında yanıltıldığı, bu nedenle 09.12.2005 tarihli hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından, sanığın 12.10.2010 tarihli dilekçesinin süresinde yapılmış bir temyiz talebi niteliğinde bulunduğu, bu hali ile mahkemenin 22.01.2007 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek 09.12.2005 tarihli hükmün yapılan incelemesinde;

Devam etmek için kayıt olun

Ücretsiz hakkınızı kullandınız.

Kayıtlı kullanıcılar günde 3 arama yapabilir ve 30 belgeye kadar görüntüleyebilir.

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
09.10.2017 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Uyuşturucu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu TCK md.102/4 K5271 md.223/8 CMK md.223/8 K5320 md.322 K765 md.104/2 CMK md.34/2