19. Ceza Dairesi

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanık hakkında 20/02/2006 suç tarihli eylemiyle ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 02/07/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 16/05/2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbar üzerine, hükmün açıklandığı, CMK'nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın kesinleştiği 02/07/2013 tarihi ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği 16/05/2014 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu kabul edilerek yapılan incelemede, Suç tarihi itibariyle sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanık hakkındaki 20/04/2007 tarihli ilk mahkumiyet hükmünden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmaması, 20/04/2007 tarihinden karar tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5771 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap