11. Hukuk Dairesi 2017/3792 E. , 2017/5941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
...
1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/06/2017 tarih ve 2016/211-2017/98 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacize itiraz edenler (borçlular) vekili, davacının kendi bankasına ait bir teminat mektubunu ibraz ettiğini ve mahkemece bu teminat mektubu kabul edilerek kararın infazının önünün açıldığını, alacaklı bankanın kendi dosyasına teminat mektubu sunamayacağı, sunulan teminatın kendi fiilini taahhüt anlamına geleceği, bunun ise teminat gösterme koşulunun yerine getirildiği anlamını taşımayacağını ileri sürerek İ.İ.K.
265.maddesi gereği itirazın kabulüne, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf (alacaklı) vekili, teminat mektubunun değiştirilebileceğini savunarak itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ihtiyati haciz isteyen bankanın kendi bankasına ait teminat mektubunu ibraz ettiği, bir kimsenin kendi borcu için garanti vermesinin geçerli olamayacağı, bir teminat mektubunda aynı kişinin hem garanti veren, hem de fiili taahhüt edilen kişi (lehtar) olmasının mümkün olmadığı, bankanın ihtiyati haciz taleplerinde kendi teminat mektubunu verebileceğinin kabulü halinde teminat mektubunun bir riski garanti ettiği ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin teminat mektubunun değiştirilmesine yönelik talebinin reddine, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin itirazının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf (alacaklı) vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, karşı taraf (alacaklı) vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.