9. Hukuk Dairesi 2016/27423 E. , 2017/16863 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının yaklaşık 2,5 yıl davalı şirkette çalıştığını ve en son ... ... ... ... mağazasında satış yöneticisi olarak görev yaptığını, 09/09/2015 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmadan, işin önemli suretle ihmal edildiği iddia edilerek ve 4857 sayılı Kanunun 25/II/e maddesine dayanılmak suretiyle işten çıkartıldığını, davalı işverenin, davacıyı işten çıkarırken, bizzat işverenin stok karışıklıklarından kaynaklanan durumun sonucundun davacının sorumlu tutulduğunu, davalı işverenin eşitliğe aykırı işlem yaparak, diğer sorumlular hakkında herhangi bir yaptırım uygulamadığını, davacıya karşı ayrımcı bir tutum takınıldığını, davacının işten çıkartılmasının asıl sebebinin mağaza müdürü ... ile bir süredir yaşamakta olduğu uyumsuzluk ve amirinin ve amirinin yönlendirmesi ile üst yöneticilerinin davacının üzerinde baskı kurduğunu, davacının sürekli bir açığını arıyor olmaları nedeniyle gerçekte başarılı bir satış personeli olan davacının kendisini her an işten çıkarılmaya hazır hissettirilerek, sürekli olarak hataya zorlandığını, nihayetinde her tekstil mağazasında olabilecek ve davalı işverenin kendi prosedürlerine göre de tolerans sınırlarında olan bir hatanın, davacının iş sözleşmesinin feshi için bahane olarak kullanıldığını iddia ederek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, tazminat ile boşta geçen süre ücreti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, 19/04/2013-09/09/2015 tarihleri arasında davalı şirkette Satış Yöneticisi olarak görev yaptığını, davacının çalıştığı ... ... mağazasından başka bir mağazaya gönderilen ürünlerin reyona çıkarılmadan etiket ve ürünlerin karşılaştırılırken 9.395,00-TL değerindeki deri montun etiketinin, çalışanlara bedelsiz olarak verilen bir personel yeleğinin üzerinde olduğunun tespit edildiğini, mağaza müdürünün mağazada yaptığı stok sayımlarında da deri montun bulunamadığını, etiket değişimiyle stok eksiğinin kayıtlarda gözükmesinin sağlandığının tespit edildiğini, mağaza müdürünün bu usulsüz işlemlerden haberi olmadığının görüldüğünü ve mağaza müdüründen sonra mağazada yetkili kişi olan Satış Yöneticisi davacının beyanına başvurularak savunmasının alındığını, davacının savunmasında stok açığı çıkmaması için kaybolan montun barkodunu kendi personel yeleğine yerleştirdiğini kabul ettiğini, davacının mağazalarda stok açığı çıkması halinde bu durumu mağaza müdürü ve yetkililere bildirmesi gerektiğini bilmesine rağmen, bilinçli olarak stok açığını işverenden gizlemek amacıyla kaybolan ürünün barkodunu kendi yeleğine taktığını, davacının bu davranışlarıyla işverenin güvenini kötüye kullandığını ve bu eylemi zarara yol açmamış alsa da doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışta bulunduğunu, iş ilişkisinin temelini oluşturan davacı ile şirket arasındaki güven ilişkisinin zedelenmesine sebep olduğunu, davacının iş akdinin sadakat borcuna aykırı doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmayan davranışları nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi uyarınca 09/09/2015 tarihinde haklı nedenle tazminatsız olarak feshedildiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının çalıştığı mağazada kameraların bulunduğu, söz konusu montun nasıl kaybolduğunun tespit edilemediği, ne şekilde kaybolduğu tespit edilemeyen bir adet deri montun kaybolduğunun davacı tarafından yöneticilerine bildirilmemesinin tek başına sadakat borcuna aykırılık, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olarak kabul edilemeyeceği, işçinin bu gibi durumlarda ne yapacağının hatırlatılması ve uyarılası ile yetinilmesi gerektiği, işçinin bu davranışının tek başına iş sözleşmesinin feshini gerektiren bir neden olmadığı, bu nedenlerle davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.
Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin satış yönetici olduğu ... .... AVM’de bulunan .... ... mağazasında 28.08.2015 tarihinde mağaza sezon iade stok kontrolünde 9.395 TL değerindeki deri montun olmadığı ancak ürüne ait etiketin işverenlik tarafından davacıya verilen personel yeleğinin üzerine yapıştırıldığının tespit edildiği, davacının alınan savunmasında deri montun yanı sıra bir yeleğin de kayıp olduğunu tespit ettiğini, kayıp yelek yerine kendi yeleğini koyduğunu, deri monta ait etiketin kendisi tarafından konulmadığını, telaşla hareket edildiği için nasıl olduğunu anlamadan etiketin yeleğe takıldığını belirttiği, iş yeri kayıtlarından sadece deri montun kaybolduğu, yeleğin kaybolma durumunun olmadığı, davacının satış yöneticisi olarak stok sayımında çıkabilecek eksik ürün durumunu kendi yöneticine bilgi vererek çözüm bulma yoluna gitmek yerine, stok açığını gizlemek için kayıp ürünün etiketini başka bir ürüne yapıştırması doğruluk ve bağlılığa aykırı olup, davalı işveren feshinin haklı nedene dayandığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın reddine yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 130.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 30.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.