Esas No
E. 2016/24568
Karar No
K. 2017/17353
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2016/24568 E.  ,  2017/17353 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili özetle; davacının davalı iş yerinde yakıt lideri görevi ile 17/09/2009 tarihinden itibaren 03/08/2015 tarihine kadar çalıştığını, iş akdi izinli olduğu sürede çağırılarak ikale sözleşmesi düzenlenerek haksız olarak fesih edildiğini, iş yerinde ...İş Sendikasının uzun süre baş temsilciliği yardımcılığını yaptığını, davacının hiçbir olumsuzluğunun olmadığını, sendikal nedenlerle baskı altında davacının iş akdinin fesih yoluna gidilmesi ve üstelik ikale sözleşmesi düzenlenerek gerçek nedeninin gizlenmeye çalışılmasının haksız olduğunu, bu durumun kökleşmiş Yargıtay kararlarına, feshin son çare olması ilkesine ve yasaya aykırı olduğunu, davalı iş verenin sendikal ayrımcılık yaparak davacının ve diğer sendikalı işçilerin can güvenliğini korumadığını, yeni sendika üyelerinin baskısına boyun eğerek haksız fesih yoluna gidildiğini iddia ederek; ikale sözleşmesinin ve buna dayalı iş akdinin feshinin geçersizliğine davacının işe iadesine, boşta geçecek 4 aylık süreye kadar sosyal haklar dahil ücreti ile davalı iş verenin kararı yerine getirmemesi halinde işe başlatmama tazminatının 18/10/2012 tarihinde yürürlüğü giren 1 yıllık ücretten az olmamak üzere sendikal tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili özetle: davacının açtığı davanın iyi niyetten yoksun olduğunu, davalı fabrikada eskiden ... Sendikasına üye olan işçilerin ... Sendikasına geçtiğinin doğru olduğunu müvekkili iş verenin ... Sendikasına karşı bir husumetinin olmadığını, davacının temmuz 2015 başında işe gelmemeye başladığını, 17 gün işe gelmediğini, davacının yıllık izne çıkartıldığı iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının kendisinin ayrılma talebi üzerine ikale sözleşmeside yapıp bu sözleşmenin gereği ödemelerin yapıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak; ikale sözleşmesi ile davacıya makul yarar sağlanmadığı bu nedenle fesih işleminin geçersiz olduğu, davacının sendikal nedenle feshin gerçekleştirildiği iddiası ile ilgili olarak, işyerinde... sendikası temsilcisi olarak görev yapan davacıya meydana gelen olaylarda bir kısım işçilerin... sendikasını istememeleri ve... sendikasına üye olmaları ve bunun sonucunda davacıya tepki göstermelerinin söz konusu olduğu ve bunun sonucunda da davalı işverenin davacıyı işten ayrılmaya zorladığı anlaşılmakla bu durumda olayda davalı işverenin davacıya sendikal nedenle baskı yaptığına ilişkin somut bir bilgi ve belgede bulunmadığından davacının bu iddiasını ispatlayamadığı kanaatiyle bu talebin reddine , feshin geçersizliği nedeniyle Davanın KABULÜNE , Davalı işveren tarafından gerçekleştirilen iş sözleşmesinin feshinin GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞE İADESİNE, Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının beş aylık brüt ücret tutarında BELİRLENMESİNE, Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadarçalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir D) Temyiz: Kararı, taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.

İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.

Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta; davacı izinli olduğu sürede işyerine çağırılarak ikale sözleşmesi düzenlenerek haksız olarak iş akdinin feshedildiğini, kendisinin iş yerinde ... İş Sendikasının uzun süre baş temsilciliği yardımcılığını yaptığını, davacının hiçbir olumsuzluğunun olmadığını, işverence sendikal nedenlerle baskı altında davacının iş akdinin fesih yoluna gidilmesi ve üstelik ikale sözleşmesi düzenlenerek gerçek nedeninin gizlenmeye çalışılmasının haksız olduğunu, bu durumun feshin son çare olması ilkesine ve yasaya aykırı olduğunu, davalı iş verenin sendikal ayrımcılık yaparak davacının ve diğer sendikalı işçilerin can güvenliğini korumadığını, yeni sendika üyelerinin baskısına boyun eğerek haksız fesih yoluna gidildiğini iddia ederek, ikale sözleşmesinin ve buna dayalı iş akdinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren ise; davalı fabrikada eskiden ... Sendikasına üye olan işçilerin ... Sendikasına geçtiğinin doğru olduğunu, müvekkili iş verenin ... Sendikasına karşı bir husumetinin olmadığını, davacının temmuz 2015 başında işe gelmemeye başladığını, 17 gün işe gelmediğini, davacının yıllık izne çıkartıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacının kendisinin, ayrılma talebi üzerine ikale sözleşmesi yapılarak bu sözleşmenin gereği ödemelerin de davacıya yapıldığını savunmuştur.

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, her ne kadar, davacının da içinde bulunduğu bir grup hakkında sendikal hakların kullanımının engellenmesi suçlamasıyla yapılan soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verildiği görülmekteysede; dinlenen davacı tanıkları, davacının baskı ile ikale sözleşmesini imzaladığını, işverenin davacının can güvenliğini sağlamadığını ve ... sendikasının tarafını tuttuğunu, hatta davacıya saldırıldığını ve buna rağmen fabrika menfaati önemli diye işverenin saldıranlar hakkında işlem yapmadığını ve davacının ikale sözleşmesini isteyerek, kendi iradesi ile imzalamadığını, davalı işverenin bu konuda davacıya “imzalamaszan tazminat alamazsın” diye baskı yaptığını, işyerinde... Sendikasına üye olan birçok çalışanın korkudan... Sendikasına üye olduğunu, şuan işyerinde sadece 5 kişinin... Sendikasına üye olduğunu beyan etmişlerdir.

Davalı tanığı ... ise yeminli beyanında “...davacı en son hat lideriydi, ben davacının yöneticisiydim, davacı en son Ağustos ayında kendisiyle görüştüğümde işten ayrılmak istediğini ve yardımcı olmam istediğini söyledi, ben talebini insan kaynaklarına ilettim, anlaşarak ayrıldığını biliyorum, 29 Mayıs itibariyle işyerinde çalışan işçiler mevcut... sendikasına üye olmak istemediklerini, temsilcilerle çalışmak istemediklerini belirterek işi durdurdular,... yetkilileriyle görüştüler, ancak anlaşamadılar, daha sonraki günlerde yavaş yavaş istifa ederek... sendikasına üye oldular, davacı... Sendikası temsilcisi olarak görev yaptığı için ona da tepkileri vardı, davacı olayın olduğu günlerde rahatsız olduğunu belirterek biraz uzaklaşmıştı, daha sonra çalışmaya devam etti, davacı temsilciliğe devam etti, aynı zamanda hat liderliği görevide vardı, daha sonra sadece temsilcilik yapmak istedi, bu görevine devam etti, daha sonra kendisi temsilcilikten istifa etti, eski görevine devam etti, ancak içeride arkadaşlarıyla yaşadıkları olumsuz durumlardan dolayı görevine devam edemedi, hat lideri olarak devam edemedi, biz kendisine ambar bölümünde bir görev verdik, orada aynı sendikadan arkadaşları olduğu için bunu seçtik, ancak hat liderliğinden operatörlüğe geçmek istemedi, ortam yatışsın diye izin kullandırdık..” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkemece taraflarca imzalanan ikale sözleşmesinin geçersiz sayılması yerinde olup, feshin geçersizliğine karar verilmesi usulüne uygun ise de, karar gerekçesinde davalı işverenin davacıyı işten ayrılmaya zorladığının kabul edilmesine rağmen, iş akdinin sendikal nedenle feshedilmediğinin kabul edilmesi hatalıdır.

Yukarıda irdelenen delil durumu karşısında davalı işverence işyerinde sendikal örgütlenmeler nedeniyle yaşanan bu huzursuz ve gergin iş ortamının davacının iş akdinin feshinde rol oynadığı, tüm dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre yapılan feshin sendikal nedenle yapıldığı anlaşılmakla davacının sendikal tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu talebin reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,

3.Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,

4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,

5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6.Davacının yaptığı toplam 160,65 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak ve iş akdinin feshinin sendikal nedene dayandığı anlaşılmakla, 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog