11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/2336 E. , 2014/9446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2013 tarih ve 2012/348-2013/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'in bankada çek hesabının bulunduğunu, 31.07.2012 tarihinde 11 adet çekin keşide edildiğini, davalı ... ve ... ile el ve işbirliği içinde bankanın sorumlu olduğu miktarın tahsil edildiğini, davalı ...'un keşideci davalı ...'e, eşine ve annesine EFT yaptığını ileri sürerek, her bir çek yaprağı için ödedikleri sorumluluk miktarı 11.000 TL'nin davalardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, çek başına sorumlu olunan miktarın borçlusunun davalı keşideci ..., alacaklısının ise çek hamili olduğu, bankanın basiretli bir tacir gibi hareket ederek çek karnesi verdiği kişinin ekonomik ve sosyal durumunu araştırması gerektiği, aksi takdirde çek karnesinin kötüniyetli kullanılmış olmasından kaynaklanan zarara katlanacağı, diğer davalıların kötüniyetli oldukları kabul edilse bile bankanın bu davalılardan istemde bulunamayacağı gerekçesiyle, davacı ... yönünden davanın kabulüne, 11.000 TL'nin tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı ... ve ...'ın bankayı el ve işbirliği içinde dolandırdıklarının ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.