11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/2554 E. , 2014/9724 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2013 tarih ve 2012/1162-2013/1180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mülkiyetindeki verici istasyonlarının enerji nakil hatlarından muvafakat alınmak ve katılım payı ödenmek koşuluyla elektrik dağıtımı yapan kuruluşlarca üçüncü kişilere müstakil abonelikler tesis edilebildiğini, davalı tarafından 10.12.2004 ila 30.07.2008 tarihleri arasında Radyo 29 isimli firmaya müvekkilinden habersiz ve izinsiz müstakil abonelik tesis edildiğini, katılım payının ise ödenmediğini, bu tür enerji nakil hatlarından faydalanmak isteyenler için düzenlenen tarife doğrultusunda davalının hat katılım payı ve bakım işletme masrafından kaynaklanan 4.324,00 TL ana para borcunun bulunduğunu ileri sürerek 4.324,00 TL'nin 10.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi, KDV'si ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anılan hatların bakım ve onarımının müvekkili tarafından yapıldığını, davada istenen miktarın çok üzerinde bakım ve onarım masrafı yapılmasına rağmen davacıdan bir ücret talep edilmediğini, branşman hatlarının mülkiyetinin kanıtlanamadığını, davacının kamulaştırma yapmadan ve mülk edinmeden bir bedel talep edemeyeceğini, bu hususta bir protokolün bulunmadığını, davacının kendi tarifesine göre bedel isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ın davacının Gümüşhane Kuşakkaya TV verici istasyonuna ait enerji nakil hattı ve trafosunun AG çıkışında davacı kurumun bilgisi dışında enerji kullandığı, kullanılan enerjinin davalı ...'ın hat katılım bedelini belirlememesinden ötürü Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 8/2'nci maddesindeki kıstaslara göre belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere denetime elverişli olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV dahil 3.139,51 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve faizin başlangıç tarihine yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme masrafları hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmek veya mukaveleyi fesih yahut ondan rücu maksadiyle yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır. BK'nın 101. maddesi uyarınca da muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Aksi takdirde davadan önce temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda, temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 03.09.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez. Bu nedenle mahkemece dava tarihi yerine, 03.09.2008 tarihli yazı esas alınarak temerrüt tarihinin belirlenmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.