3. Ceza Dairesi

Dairemizin 27.09.2017 tarih, 2017/1373 Esas - 2017/11688 Karar sayılı bozma ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 06.11.2017 tarih ve 3-2015/4330 sayılı itiraznamesi ile; yalnızca o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edilen erteli 5 ay hapis cezasından ibaret ilk hükmün, Özel daire tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi amacıyla bozulmasından sonra, yerel mahkemece bozmaya uyularak bu kez sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, daha sonra da sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca hükmedilen 5 ay hapis cezasının ertelenmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesinin, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı 'kazanılmış hakkın ihlali' olmayacağı; yerel mahkemenin bozma ilamına uyarak yaptığı değerlendirme sonucunda sanığın lehine olarak hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verdikten sonra, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasti bir suç işlemesi ve bu suçtan mahkum olması üzerine, CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmü aynen '5 ay hapis cezası' olarak açıklamasının usul ve yasalara uygun olduğu, Dairemizin "sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesiyle verdiği bozma kararının ceza adaletine ve hakkaniyet ölçüsüne aykırılık oluşturduğu, sanığın yeniden suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklandığı sırada, kazanılmış hak kabul edilerek yeniden aynı nitelikte deneme süresi verilerek cezasının ertelenmesine karar verilmesi isteminin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile bozma kararının kaldırılması ve hükmün onanmasının talep edildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; Gereği görüşülüp düşünüldü; Sanık hakkında, 03/10/2007 tarih ve 2007/178 Esas - 2007/217 sayılı karar ile 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri gereğince verilen 5 ay hapis cezasının TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelendiği, hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyizi üzerine CMK'nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09/02/2016 tarih, 2014/71 Esas - 2016/42 sayılı kararı gereğince, sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesi ile hükmün bozulmasına dair Dairemiz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının REDDİNE, Dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 15.11.2017 gününde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) MUHALEFET ŞERHİ "Bor Sulh Ceza Mahkemesince 03.10.2007 gün ve 178-217 sayılı kararı ile sanık hakkında, 04.06.2007 tarihinde ‘eşe karşı kasten yaralama’ suçundan, 5237 SY. TCK'nin 86/2, 86/3-a, 62, 51. maddeleri uygulanarak, 5 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.03.2010 gün ve 45791-8924 sayılı kararı ile; ''Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesindeki koşulların varlığı halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması zorunluluğu…” nedeniyle bozma kararı verilmiştir. Bozma kararı üzerine, Bor Sulh Ceza Mahkemesince 15.12.2010 gün ve 178-278 sayılı kararı ile ''Sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan, 5237 SY. TCK'nin 61. maddesi uyarınca, sanığın eylemine uyan 5237 SY. TCK'nin 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri uyarınca takdiren 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmiştir. Sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle dosyayı yeniden ele alan Bor Asliye Ceza Mahkemesince 28.10.2014 gün ve 539-395 sayılı kararı ile; mahkemenin vermiş olduğu 2010/178 esas ve 2010/278 sayılı HAGB kararının, 29.12.2010 tarihi itibariyle kesinleştiği, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 20.01.2013 tarihi itibariyle yeniden kasti suç işleyerek mahkemenin 2013/89 esas sayılı dosyasında yargılandığı ve sanığın kasten yaralama suçundan dolayı neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 24.06.2014 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasti suç işlediği sabit olmakla, CMK’nin 231/11. maddesindeki 'Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.' şeklindeki açık hüküm karşısında denetim süresi içerisinde kasten yeni suç işlediği anlaşılan sanık hakkında mahkemenin 28.10.2014 tarihli 2014/539 esas ve 2014/395 sayılı kararı ile verilen hükmün aynen açıklanmasına karar verilerek, sanık hakkında sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükmün sanık tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Dairemizin, 27.09.2017 gün ve 1373-11688 sayılı kararı ile; 'Sanık hakkında, 03/10/2007 tarih ve 2007/178 Esas - 2007/217 sayılı karar ile 5237 sayılı TCK'nin 86/2, 86/3-a, 62. maddeleri gereğince verilen 5 ay hapis cezasının TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelendiği, hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyizi üzerine CMK'nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 09/02/2016 tarih, 2014/71 Esas - 2016/42 sayılı kararı gereğince, sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesi ile hükmün bozulmasına' karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.11.2017 gün ve 2015/4330 sayılı kararı ile; 'Yalnızca o yer Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz edilen erteli 5 ay hapis cezasından ibaret ilk hükmün, Özel daire tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi amacıyla bozulmasından sonra, yerel mahkemece bozmaya uyularak bu kez sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, daha sonra da sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi uyarınca hükmedilen 5 ay hapis cezasının ertelenmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesinin, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı 'kazanılmış hakkın ihlali' olmayacağı; yerel mahkemenin bozma ilamına uyarak yaptığı değerlendirme sonucunda, sanığın lehine olarak hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verdikten sonra, sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde kasti bir suç işlemesi ve bu suçtan mahkum olması üzerine, CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmü aynen '5 ay hapis cezası' olarak açıklamasının usul ve yasalara uygun olduğu, Dairemizin "sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi" gerekçesiyle verdiği bozma kararının ceza adaletine ve hakkaniyet ölçüsüne aykırılık oluşturduğu, sanığın yeniden suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklandığı sırada, kazanılmış hak kabul edilerek yeniden aynı nitelikte deneme süresi verilerek cezasının ertelenmesine karar verilmesi isteminin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile bozma kararının kaldırılması ve hükmün onanması' istemiyle itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlık Konusu: Yerel mahkemece yalnız o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilen erteli 5 ay hapis cezasından ibaret ilk hükmün, Özel Daire tarafından bozulmasından sonra bu kez hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasının ertelenmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesinin 1412 sayılı CMUK’un 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 326/son maddesine, 'kazanılmış hakka' uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, hukukumuza ilk önce 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile çocuklar hakkında, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunun 23. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesine eklenen 5-14. fıkralar ile de büyükler için de kabul edilmiştir. 5560 sayılı Yasanın 40. maddesiyle 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilmek suretiyle denetim süresindeki farklılık hariç olmak koşuluyla çocuklar ile yetişkinler hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı koşullara tabi kılınmıştır. Yaşı büyük sanıklar yönünden başlangıçta şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası için kabul edilen bu kurum, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 5. ve 14. fıkralarında yapılan değişiklik ile hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları için uygulanabilir hale getirilmiştir. Şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak uygulanan kurum, Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılap Yasalarında yer alan suçlar ayrı olmak üzere, tüm suçları kapsayacak biçimde yeniden düzenlenmiştir. 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun ile 3713 sayılı Kanunun 13. maddesinde yapılan değişiklik ve 1632 sayılı Askeri Ceza Yasasına eklenen Ek 10. madde ile terör suçları ile 1632 sayılı Yasada yer alan askeri suçlar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği hüküm altına alınmakla, hükmün uygulanma alanı daraltılmıştır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin 17.01.2013 tarih, 2012/80 Esas, 2013/16 sayılı kararı ile 1632 sayılı Askeri Ceza Yasasına eklenen Ek 10. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasaya aykırı olduğu gerekçesi ile iptaliyle, askeri suçlarda da, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu uygulanır hale gelmiştir. Yine 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 13. maddesi 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı kanunun 105. maddesi ile yürürlükten kaldırılması ile terör suçlarında da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu uygulanır hale gelmiştir. 5560, 5728, 5739 ve 6008 sayılı Kanunlarla 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde yapılan değişiklikler göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için gerekli şartlar şunlardır;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap