Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan yargılama sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
23.10.2017 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Yasadaki düzenlemeden önce yapıldığını, davacının bu düzenlemeden sonra şikayet yoluna gidip haczi kaldırabilecekken 2014 yılı itibariyle şikayet yoluna başvurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 17/04/2007 tarihinde davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, 13/11/2009 tarihinde alacaklı vekilinin talebi üzerine kesintilerin yapıldığı, 20/07/2010 tarihinde maaş haczi için yeniden talepte bulunulduğu, davacının 15/09/2014 tarihinde şikayet yoluna başvurması üzerine ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/476 Esas, 2014/395 Karar sayılı ilamı ile kesintilerin durdurulduğu, davacının icra hukuk mahkemesinde görülen davadan önce muvafakatinin bulunmadığı yönünde bir belgenin mevcut olmadığı, en erken dava tarihi itibariyle muvafakatinin bulunmadığının kabulü gerektiği, bu nedenle kesintilerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, banka alacağı nedeniyle davacı aleyhine girişilen ilamsız icra takibinde alacaklının talebi üzerine borçlunun emekli maaşına haciz uygulanması ve bu nedenle kesinti yapılarak alacaklı bankaya yapılan ödemelerin haksız olduğu iddiasına dayalı olarak açılan alacak davasıdır.Davacı borçlu aleyhine 2007 yılında icra takibine girişilmiş, 2009 yılında alacaklının talebi üzerine borçlunun emekli maaşından kesinti yapılmaya başlanmış ve 2014 yılına kadar aynı şekilde kesintiler yapılarak alacaklıya ödenmiştir. 5 yıl süreyle davacı borçlu emekli maaşından yapılan bu kesintilere itiraz etmeyip yaklaşık beş yıl sonra kesintilerin geri ödenmesini istemiş ise de bu davranışı TMK’nun 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup korunamayacağından davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken belirtilen gerekçelerle reddi doğru değilse de bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunu K6100 md.3 K5510 md.2 K1086 md.16 K5236 md.2