8. Hukuk Dairesi
Davacı dilekçesinde; derneğe ait karar defterinin 08/12/2014 tarihinde alınan karar ile genel sekreter tarafından Federasyon'a götürülecekken tüm aramalara rağmen bulunamadığını, 5253 Sayılı Kanunun 32/k gereği karar defteri için zayi belgesi verilmesini istemiş, mahkemece, TMKda ve Dernekler Kanununda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu maddelerin sayıldığı, talebin mahkemenin görev alanı dışında olup, davada asliye hukuk mahkemesi görevli olduğundan, görevsizlik kararı verilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesinde, "çekişmesiz yargı işleri" düzenlenmiş, aynı maddenin 1. fıkrasında ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan, ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı ve hakimin re'sen harekete geçtiği hâllerden bir veya bir kaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanacağı; 383. maddesinde ise, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesi olduğu; "görevin belirlenmesi ve niteliği" başlıklı 1. maddesinde de, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzenini ilgilendirdiği; 114/1-c maddesinde, mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğu; 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32/k maddesinde dernekler tarafından tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hale gelmesi veya kaybolması halinde bu hususun öğrenilmesi tarihinden itibaren onbeş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinde kayıp belgesi almak için dava açılması gerektiği bunu yerine getirmeyen yöneticilerin cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Dava, Dernekler Kanununun 32/k maddesine göre, kayıp belgesi verilmesi istemiyle hasımsız olarak açılmış olup maddede görev konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından ve dava 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca çekişmesiz yargı işi kapsamında kaldığından, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden; mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek, davaya bakılarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi yerine asliye hukuk mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın