11. Hukuk Dairesi
(M) (M) KARŞI OY Dava, gelir koruma sigorta poliçesine dayalı tazminat davasıdır. Mahkemece, iflas erteleme kararı alan ve bilahare iki hafta içinde iflas eden dava dışı ... firması çalışanlarının yoğun olarak gelir koruma sigortası yapmak üzere davalı şubelerine başvurup sigorta yaptırdıkları, kurum içi yazışmalar ve davacının kendi konumu itibariyle çalıştığı şirketin zor durumda olduğunu bilebilecek durumda olduğu, bunu bildiğinden dolayı da sorulan sorulara cevap verirken bu hususu gizleyerek poliçe yaptığı, mahkemece bu yönde kanaat oluştuğu, davacının doğru bildirim yükümlülüğünü ihlal etmiş olduğu, davalının buna karşılık sözleşme 3. ve 6102 sayılı Yasa'nın 1439. maddesindeki cayma hakkını kullanmış olmasından dolayı davacının tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 11.02.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli "Gelir Koruma Sigorta Poliçesi" düzenlenmiştir. Poliçenin Özel Şartlar 1. maddesine göre, istek dışı işsizlik sigorta konusu ve kapsamındadır. Teminat dışı haller 5. maddede düzenlenmiş, 5.3.2.d maddesinde sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı işsizlik 5.3.2.e maddesinde sigortalı iş sözleşmesinin işveren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı veya geçerli nedenlerle feshedilmesi teminat dışı haller kapsamında sayılmıştır. 3.3.1. maddede, istek dışı işsizlik teminatı sigortalının bir işyerinde çalışırken istem dışı olarak herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işsiz kalması hali olarak tanımlanmıştır. Davacıya çalıştığı işyeri tarafından 19.07.2013 tarihinde tebliğ edilen iş akdinin fesih bildiriminde, şirketin 16.07.2013 tarihinde iflasına karar verilmiş olması fesih nedeni olarak gösterilmiştir. Davacının iş akdinin feshinden sonra talep ettiği işsizlik sigorta tazminatı, 30.07.2013 tarihli yazı ile sigorta sözleşmesi yapılırken sigortalı tarafından bilinen veya bilinmesi gereken nedenlere bağlı olarak işsizliğin gerçekleştiği ve teminat dışı hal bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Poliçe 11.02.2013 tarihinde düzenlenmiş olup, başlangıç saati öğlen 12.00'dir. 18.07.2013 tarihinde davacının çalıştığı ... Yapı Malz. A.Ş. tarafından ilgili makamlara açıklama yapılmış ve 11.02.2013 tarihinde saat 21.45'te yönetim kurulu başkanının Türkiye'de finansal zorluk içinde olunduğu ve yeniden yapılandırma süresine girildiğini açıkladığı ve 12.02.2013 saat 18.58'de çalışanlara iflas erteleme talebinde bulunulduğu açıklanmıştır. Gelir Koruma Sigorta Poliçesi başlangıç tarihi ve saati, bu açıklamalardan önce olduğu gibi, henüz iflas kararı yokken tanzim edildiğinden, sigortalının poliçe tanzim edilirken bildiği veya bilmesi gerektiği nedenlere bağlı bir işsizliğin söz konusu olduğu ve bu nedenle teminat dışı bir hal bulunduğu söylenemez. İş akdi feshedilirken iflas nedeniyle feshedilmiştir. Poliçe tanzimi sırasında ise iflas kararı verilmiş değildir, aksine iflas erteleme talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Poliçe tanzim edilirken iflas kararı verilip verilmeyeceği de belli değildir. Teminat dışı olması için, işsizliğin nedeninin, sözleşme yapılırken bilinmesi veya bilinmesi gerekmesi şarttır. Bu husus kanıtlanamamış, istek dışı işsizlik, istem dışı ve herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işsiz kalma olarak tanımlandığına göre, davacının kasıt ve kusuru olmaksızın istek dışı işsiz kaldığı da sabit olmuştur. Sigortalının iş sözleşmesinin işveren tarafından ilgili mevzuata veya iş sözleşmesine göre haklı ve geçerli nedenlerle feshedilmesi hali de teminat dışı olup, buradaki haklı ve geçerli neden, işçinin kusuru veya kastına dayalı bir fesihtir. İşverenin iflas hali bu madde kapsamına da girmemektedir. İş Hukuku kapsamında, işverenin iflası, iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden sayılabilir. Ancak poliçe özel şartları bakımından işverenin iflası, haklı ve geçerli bir nedenle iş sözleşmesinin feshi ve teminat dışı hal değildir, istek dışı işsizlik tanımı kapsamındadır ve teminat dahilindedir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararını onayan Dairenin kararına karşı davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini düşünüyor ve aksi yöndeki sayın çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın