11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2016/3260 E. , 2017/5990 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/07/2015 tarih ve 2015/96-2015/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “...” ibareli markanın sahibi bulunduğunu, davalının “...” unsurlu markaları kötüniyetli biçimde adına tescil ettirdiğini, davalının markalarının bir kısmının başvuru aşamasında bulunduğunu, anılan markaların müvekkili markalarıyla iltibasa sebebiyet verebileceğini ileri sürerek, davalı adına tescilli “...” unsurlu markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının başvuru aşamasındaki markalarının kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz yarattığının tespitine, tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı markalarının tanınmış marka olduğunu, seri marka niteliğinde bulunduklarını, dava konusu markaların davacının markasıyla herhangi bir iltibas yaratmadığını, davacının uzun süre sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşmadığı, önceki davranışı ile çelişki oluşturup karşı tarafta yarattığı güven nedeniyle çelişkili davranma yasağı uyarınca MK'nin 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılığında oluşmadığı, KHK 42/a maddesinde düzenlenen 5 yıllık sürenin de geçmediği gerekçesiyle davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalının ... nezdinde tescilli 28.10.2008 tarihli, 2008/... tescil nolu ... ibareli markasının 9. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacı yanın diğer markalara ilişkin taleplerinin ve marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı tarafça davalı adına tescilli “...” unsurlu markaların hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyulmak suretiyle yalnızca davalı adına tescilli 2008/62216 sayılı markanın 9. sınıf bakımından hükümsüzlük davası kabul edilmiştir. Bu durumda, yargılama giderinin de davanın kabul ve red oranına göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece, söz konusu oranın denetime elverişli bir şekilde açıklaması yapılmaksızın hüküm fıkrasında sadece kabul ve red oranına göre denilmek suretiyle ve reddedilen kısmı da aşacak şekilde davalıdan tahsiline ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.