TRT başkameramanı tarafından düzenlenen 16.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda yapılan mukayese sonucunda sanığın kim olduğunun muhtemel tanımlama şeklinde derecelendirmesine karşın olaya katılan şahsın dosya içerisindeki fotoğrafları ile sanığın Facebooktan alınan resmi üzerinde yapılan harici gözlemde parmağındaki yüzüğün, üzerinde bulunan beyaz gömleğin aynı olduğu, saç traşı, kaş ve alın kısımlarının benzer olduğu görülmekle, oluşan kuşku karşısında sanığın olayda çekilmiş fotoğraf ve video görüntülerinin mukayeseye elverişli fotoğrafları ile birlikte TÜBİTAK uzman kuruluşuna mensup bilirkişilere gönderilip görüntü ve fotoğraf analizleri yaptırılarak; sanığın fotoğraf ve görüntülerde yer alan kişi olup olmadığı, yasadışı eylem sırasında yüklenen fiilleri bizzat gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve sanığın olay tarihinde kullanmış olduğu cep telefonunun olay tarihi öncesi ve sonrasına ait baz istasyonlarının tespiti yapılarak, eylem ve faaliyetlerinin kuşkuya yer vermeyecek biçimde kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken oluşan çelişki giderilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.