16. Ceza Dairesi
I-OLAY: İnebolu M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlünün yapmış olduğu ihbar ile şüphelinin instagram adlı sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı şiir nedeni ile Cumhurbaşkanına hakaret ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlarını işlediğinden bahisle 16.01.2015 tarihinde şikayetçi olması nedeni ile yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan 23.02.2015 tarihli 2015/147226 sayılı iddianame ile istanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davasının açıldığı, şüphelinin paylaşım yaptığı tarihte Recep Tayyip ...’ın Başbakan olması nedeni ile Cumhurbaşkanına hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, paylaşımlarda TCK'nın 216 maddesine muhalefet suçunun da unsurlarının oluşmadığı ve CMK nın 223/7 maddesi uyarınca aynı eylem nedeni ile ikinci defa soruşturma yapılamayacağından 12.03.2015 tarihinde 2015/24555 sayılı karar ile şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ihbarcının/müştekinin itirazı üzerine İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/747 değişik iş sayılı 15.05.2015 tarihli kararı ile yapılan itirazın reddine karar verildiği, 11.06.2015 tarihinde kararın müşteki sıfatı ile Bandırma 1 nolu T tipi cezaevinde hükümlü olan ihbarcıya tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde kanun yararına bozma istemi ile başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında belirtilen instagram paylaşımlarına dair bir bilgi veya döküme fiziken rastlanılmamıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2015/36927 sayılı 06.08.2015 tarihli yazısı ile 12.03.2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karardaki gerekçeler dikkate alındığında itirazı reddeden kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilmesini gerektirir bir hususun olmadığını belirtmiştir. Yine dosya içerisinde yer alan ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.11.2015 tarihli 2015/14595 C.M sayılı yazı ile Adalet Bakanlığına gönderilen yazı ve eklerinin incelenmesinde; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/5984 sayılı 23.02.2015 tarihli iddianamesi ile şüpheli hakkında instagram hesabında yapmış olduğu iddiaya konu şiiri de içeren paylaşımları nedeni ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesinde 2015/96 esas sayılı dosya ile kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır. Bahse konu iddianamede şüphelinin suç tarihi 13.08.2014 tarihi ve öncesi olarak belirtildiği görülmektedir. II-KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNE İLİŞKİN UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI: Uyuşmazlık, şüphelinin yayınladığı iddia edilen paylaşımların hangi tarihe kadar instagram hesabında mevcut olduğu araştırılarak sonucuna göre eylemin TCK'nın 299. maddesinde düzenlenen suçu da oluşturup oluşturmadığının tesbiti ile ilgili eksik soruşturmaya istinaden verilen KYOK’na vaki itirazın reddine dair mercii kararında isabet bulununup bulunmadığına dair ise de, müsnet suçların niteliğine göre anılan KYOK’na karşı 5271 sayılı CMK’nın 173/1 maddesi gereğince itiraz hakkı bulunmayan ihbarcının itirazı üzerine verilen mercii kararının hukuki değerden yoksun olması ve usulüne uygun bir kesinleşme bulunmaması nedeniyle kanun yararına bozmaya konu olup olamayacağının belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.2012 tarih 2011/10-438-2012/141 sy., 10.5.2011 tarih 6-80-90 sy., 14.12.2010 tarih 4-210-259 sy., 15.6.2010 tarih 9-117-146 sy.23.6.2009 tarih 9-30-177sy. gibi) açıklandığı üzere: 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde, olağanüstü bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak kesin kararlara karşı kabul edilmesi nedeniyle bu amaçlara hizmet etmeyen, sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tesbiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi bu uygulama kesin hükmün otoritesini sarsmakla kalmaz, hukukun abesle iştigal etmemek kuralını da yıpratır. Aynı nedenlerle olağan yasa yollarına göre, kapsamının dar ve sınırlı olması, hukuka aykırılığın, davanın özüne ve cezaya esaslı bir şekilde etki etmesi, tüm hukuka aykırılıkların bir defada giderilmesi gerekmektedir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın